Bu sorunun tek cümlelik cevabı yok. Çünkü “prostat ameliyatı” tek bir ameliyat değildir. İyi huylu prostat büyümesi için yapılan TURP, HoLEP ve benzeri işlemlerle; prostat kanseri için yapılan radikal prostatektomi aynı şey değildir. İdrar kaçırmanın süresi de bu yüzden aynı olmaz.
Yine de genel çerçeve nettir. İyi huylu prostat ameliyatlarından sonra görülen kaçırma çoğu zaman geçicidir ve daha kısa sürer. Prostatın tamamen alındığı radikal prostatektomi sonrası ise kaçırma daha belirgin olabilir ve toparlanma daha uzun zaman alabilir.
İyi huylu prostat ameliyatlarından sonra kaçırma ne kadar sürer?
TURP veya HoLEP gibi ameliyatlardan sonra ilk günlerde ya da ilk haftalarda hafif kaçırma, ani sıkışma ve tuvalete zor yetişme görülebilir. Bu çoğu hastada beklenen bir iyileşme sürecidir. HoLEP sonrası bazı hastalarda birkaç gün ped kullanma ihtiyacı olur ve bu tablo genellikle birkaç hafta içinde belirgin şekilde azalır. TURP sonrası da özellikle sıkışma tipi kaçırma ve hafif damlatma çoğu zaman haftalar içinde düzelir; bazı hastalarda mesanenin tamamen sakinleşmesi birkaç ayı bulabilir.
Burada hastaların en sık yanıldığı nokta şu olur: “Ameliyat oldum, hemen rahatlamalıydım.” Oysa idrar kanalındaki engel kalksa bile, mesanenin kendini yeniden toplaması zaman alabilir.
Radikal prostatektomi sonrası kaçırma ne kadar sürer?
Burada tablo farklıdır. Çünkü bu ameliyatta prostat dokusu tamamen çıkarılır ve idrar kontrolüyle ilgili yapıların dengesi değişir. Kateter çıktıktan sonra bir süre kaçırma olması çok sık görülür. İlk günlerde ped kullanmak çoğu hastada olağandır.
Birçok merkez, bu kaçırmanın ilk 3 ila 6 ay içinde belirgin biçimde azaldığını kabul eder. Ama bazı hastalarda toparlanma 1 yıla kadar uzayabilir. Mayo Clinic, prostat ameliyatı geçiren çoğu kişinin mesane kontrolünü 1 yıl içinde büyük ölçüde geri kazandığını belirtir. Cleveland Clinic ise ortalama toparlanma süresinin birçok hastada 3 aydan kısa olduğunu, ancak bunun kişiden kişiye ciddi biçimde değişebildiğini vurgular. Yani 2 haftada tamamen düzelmeyen bir hasta “yanlış giden bir şey var” diye düşünmemelidir. Ama 6-12 ay boyunca belirgin ve rahatsız edici kaçırma sürüyorsa artık yeniden değerlendirme gerekir.
Kaçırmanın süresini neler etkiler?
Yaş etkiler. Ameliyat öncesi mesane kontrolü etkiler. Diyabet, nörolojik hastalıklar, fazla kilo ve daha önceki işeme sorunları da süreci uzatabilir. Ameliyatın tipi ve hangi nedenle yapıldığı da belirleyicidir.
Örneğin HoLEP sonrası hafif kaçırma çoğu hastada haftalar içinde toparlanırken, radikal prostatektomi sonrası özellikle stres tipi kaçırmanın düzelmesi daha uzun sürebilir. Bir başka önemli fark da ameliyat öncesi pelvik taban kaslarının durumu. Pelvik taban egzersizleri doğru yapılıyorsa toparlanma çoğu durumda daha iyi ilerler.
Ne zaman “normal iyileşme”, ne zaman “inceleme gerekir” demeliyiz?
İlk günlerde ve ilk haftalarda kaçırma görmek çoğu zaman olağandır. Özellikle kateter yeni çıktıysa, öksürürken, ayağa kalkarken ya da tuvalete yetişemeden kaçırma olabilir. Bu, birçok hastada zaman içinde azalır.
Ama tablo şu şekildeyse yeniden değerlendirme gerekir: kaçırma giderek artıyorsa, idrar yaparken ciddi yanma veya enfeksiyon bulgusu varsa, akım zayıflıyorsa, mesane tam boşalmıyor hissi belirginsa ya da 6 ayı geçmiş olmasına rağmen anlamlı bir düzelme yoksa. Özellikle 6-12 ay arasında hâlâ yaşam kalitesini bozan bir kaçırma varsa, bunun “nasıl olsa geçer” diye sonsuza kadar beklenmesini doğru bulmayız.
Pelvik taban egzersizleri gerçekten işe yarar mı?
Evet, çoğu durumda işe yarar. Ama doğru kasla, doğru teknikle ve düzenli yapılırsa.
Birçok hasta Kegel yaptığını söyler. Sonra tarif ettiğinde aslında karın kasını sıktığını anlarız. Sorun da burada başlar. Pelvik taban egzersizi yanlış yapıldığında zaman kaybettirir. Doğru yapıldığında ise özellikle radikal prostatektomi sonrası toparlanmaya ciddi katkı sağlayabilir.
Bizim yaklaşımımız net: ped değiştirmek kısa vadeli çözümdür, pelvik tabanı güçlendirmek ise asıl toparlanma stratejisidir.
Kalıcı kaçırma olursa ne yapılır?
Her kaçırma kendiliğinden tamamen düzelmez. Az bir grup hastada kalıcı ya da inatçı kaçırma görülebilir. Böyle durumlarda yeniden değerlendirme yapılır. Kaçırmanın tipi netleştirilir. Gerekirse ilaç, pelvik taban fizyoterapisi, erkek sling uygulamaları ya da yapay idrar sfinkteri gibi ileri tedaviler gündeme gelebilir.
Burada önemli olan şudur: “Artık böyle yaşayacağım” diye kabullenmek zorunda değilsiniz. Özellikle 6-12 ay sonrasında anlamlı kaçırma devam ediyorsa, bu alan tedavisiz bırakılmamalıdır.
Hastanın aklında hangi soru olmalı?
Bu soruyu net koymak gerekir: “Kaçırmam var” demek yetmez. Asıl soru şu olmalı: Bu kaçırma, ameliyat sonrası beklenen geçici süreçte mi, yoksa artık ayrı bir tedavi planı gerektiren noktada mı?
Bu ayrım, sonraki adımı belirler.
Sıkça Sorulan Sorular
Prostat ameliyatı sonrası kaçırma ne kadar sürer?
Ameliyat tipine göre değişir. BPH ameliyatlarında genelde günler-haftalar içinde azalır. Radikal prostatektomi sonrası ise toparlanma çoğu hastada 3-6 ay sürer, bazen 1 yıla uzayabilir.
Kateter çıktıktan sonra hemen kaçırma olması normal mi?
Evet. Özellikle radikal prostatektomi sonrası bu oldukça sık görülür. İlk günlerde ped kullanımı çoğu hastada beklenen bir durumdur.
HoLEP sonrası kaçırma kalıcı olur mu?
Çoğu hastada hayır. Genellikle birkaç gün ile birkaç hafta arasında belirgin düzelme olur. Uzun süreli kaçırma daha nadirdir.
Pelvik taban egzersizleri ne zaman başlar?
Bunu ameliyatı yapan doktorun önerisine göre planlamak gerekir. Ama birçok hastada kateter çıktıktan sonra bu egzersizler toparlanmada önemli rol oynar.
Ne zaman tekrar doktora gitmek gerekir?
Kaçırma giderek artıyorsa, enfeksiyon bulgusu varsa, idrar akımı bozulduysa ya da 6-12 ay geçmesine rağmen anlamlı düzelme olmadıysa yeniden değerlendirme gerekir.
İletişim
Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün
Kızılırmak Mah. 1450. Sk. No:1/43 Ankara Ticaret Merkezi B Blok Çankaya/Ankara
0312 285 80 32
info@yukselcemaygun.com