Ultrason, ürolojide en sık kullanılan görüntüleme yöntemlerinden biridir. Böbrekler, idrar kesesi, prostat, testisler ve çevresindeki dokular ultrasonla ayrıntılı biçimde değerlendirilebilir. İşlem sırasında ses dalgaları kullanıldığı için radyasyon içermez. Çoğu zaman ağrısızdır ve kısa sürede tamamlanır.
Ancak ultrasonu her hastalığı kesin olarak gösteren bir yöntem gibi değerlendirmemek gerekir. Bazı sorunlarda tek başına yeterli olurken, bazı durumlarda bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans, sintigrafi veya sistoskopi gibi ek incelemeler gerekebilir.
Ürolojik ultrason nasıl çalışır?
Ultrason cihazının prob adı verilen bölümü cilt üzerine yerleştirilir. Probun gönderdiği ses dalgaları organlardan geri döner ve cihaz bu dalgaları görüntüye çevirir. Böylece organların büyüklüğü, yerleşimi ve yapısı hakkında bilgi edinilir.
Doppler ultrason adı verilen yöntemde ise damarların içindeki kan akımı da değerlendirilebilir. Bu özellik özellikle testis damarları, varikosel, testis torsiyonu ve penis damarlarının incelenmesinde önemlidir.
Ultrasonun önemli avantajlarından biri görüntülerin işlem sırasında anlık olarak izlenebilmesidir. Hekim gerekli gördüğünde farklı açılardan ölçüm yapabilir ve şüpheli alanları ayrıntılı biçimde değerlendirebilir.
Böbrek ultrasonunda nelere bakılır?
Böbrek ultrasonu ile öncelikle böbreklerin yerleşimi, büyüklüğü ve iç yapısı değerlendirilir. İki böbrek arasındaki boyut farkı, doğuştan gelen yerleşim farklılıkları ve böbrek dokusundaki incelmeler görülebilir.
Ultrason, böbrekte idrar birikmesine neden olan genişlemeyi de gösterebilir. Hidronefroz olarak adlandırılan bu genişleme, idrar akışında bir tıkanıklık olabileceğini düşündürebilir. Ancak ultrason genişlemeyi gösterse de tıkanıklığın kesin nedenini ve böbreğin çalışma düzeyini her zaman tek başına açıklayamaz.
Böbrek kistleri, bazı böbrek kitleleri ve belirli büyüklükteki taşlar da ultrasonla fark edilebilir. Görülen kitlenin sıvı içerikli bir kist mi yoksa daha ileri inceleme gerektiren katı bir oluşum mu olduğu konusunda önemli bilgi sağlar.
Böbrek taşları ultrasonda görülür mü?
Böbrekte bulunan birçok taş ultrasonla görülebilir. Taşın arkasında oluşan gölgelenme ve parlak görüntü, tanıya yardımcı olur. Taş idrar akışını engelliyorsa böbrekte oluşan genişleme de ultrasonla fark edilebilir.
Ancak bütün böbrek ve idrar yolu taşları ultrasonla görülmeyebilir. Çok küçük taşlar, idrar kanalının orta bölümünde bulunan taşlar veya bağırsak gazlarının arkasında kalan oluşumlar gözden kaçabilir. Özellikle erişkinlerde ani başlayan şiddetli yan ağrısında, taşın yerini ve büyüklüğünü daha ayrıntılı belirlemek için düşük doz bilgisayarlı tomografi gerekebilir.
Çocuklarda ve gebelerde ise radyasyon kullanılmaması nedeniyle ultrason genellikle ilk tercih edilen görüntüleme yöntemidir.
İdrar kanallarının tamamı ultrasonla görülebilir mi?
Böbreklerden mesaneye idrar taşıyan kanallara üreter adı verilir. Üreterlerin tamamı normal şartlarda ultrasonla her zaman net biçimde görülemez. Böbreğe ve mesaneye yakın bölümleri daha kolay değerlendirilebilir.
Üreterde taş veya tıkanıklık varsa kanal genişleyebilir. Bu genişleme ultrasonla dolaylı olarak fark edilebilir. Ancak taşın tam yerini belirlemek için bazen tomografi ya da farklı bir görüntüleme yöntemi gerekir.
Bu nedenle ultrason sonucunda “üreter taşı görülmedi” yazması, her zaman taşın kesin olarak bulunmadığı anlamına gelmez. Sonuç, hastanın şikâyeti ve muayene bulgularıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Mesane ultrasonu ne gösterir?
İdrar kesesi ultrasonla değerlendirilmeye oldukça uygundur. Bunun için çoğu zaman mesanenin idrarla dolu olması istenir. Dolu mesane, duvarların ve mesane içinin daha net görülmesini sağlar.
Ultrasonla mesane duvarının kalınlığı, şekli ve iç yüzeyindeki düzensizlikler incelenebilir. Mesane taşları, divertikül adı verilen kesecikler ve belirli büyüklükteki kitleler fark edilebilir. Mesane içerisinde pıhtı veya tortu benzeri görüntüler de görülebilir.
Ancak küçük mesane tümörleri veya mesane iç yüzeyindeki bazı oluşumlar ultrasonla gözden kaçabilir. İdrarda kanama gibi şüpheli bir durum varsa normal ultrason sonucu, gerektiğinde sistoskopi yapılmasının önüne geçmez.
İşeme sonrası kalan idrar nasıl ölçülür?
Mesane ultrasonunun önemli kullanım alanlarından biri, idrar yaptıktan sonra içeride kalan idrarın ölçülmesidir. Buna işeme sonrası artık idrar veya rezidü idrar denir.
Önce dolu mesanenin hacmi ölçülür. Hasta idrarını yaptıktan sonra ultrason tekrarlanır ve mesanede ne kadar idrar kaldığı hesaplanır. Fazla miktarda idrar kalması; prostat büyümesi, idrar kanalı darlığı, mesane kasının zayıf çalışması veya işeme bozukluğu gibi durumlarla ilişkili olabilir.
Tek ölçüm her zaman kesin tanı koydurmaz. Hastanın ne kadar sıkışık olduğu, işemeyi rahat bir ortamda yapıp yapamadığı ve kullanılan ilaçlar sonucu etkileyebilir. Gerekirse ölçüm farklı bir zamanda tekrarlanabilir.
Prostat ultrasonu ne işe yarar?
Ultrasonla prostatın büyüklüğü ve yaklaşık hacmi ölçülebilir. Özellikle iyi huylu prostat büyümesi bulunan hastalarda prostat hacmi, mesane duvarı ve işeme sonrası kalan idrar birlikte değerlendirilebilir.
Prostat karın üzerinden yapılan ultrasonla incelenebileceği gibi, bazı durumlarda makattan yerleştirilen özel bir probla transrektal ultrason yapılabilir. Transrektal ultrason prostatı daha yakından görüntüler ve gerektiğinde biyopsi işlemlerinde kılavuz olarak kullanılabilir.
Prostat ultrasonunda görülen her farklılık kanser anlamına gelmez. Benzer şekilde ultrasonun normal görünmesi de prostat kanserini kesin olarak dışlamaz. PSA değeri, prostat muayenesi ve gerektiğinde prostat MR’ı birlikte değerlendirilir.
Testis ultrasonunda nelere bakılır?
Testis ultrasonu, testislerin ve torba içindeki çevre dokuların değerlendirilmesinde temel görüntüleme yöntemidir. Burada erkek üreme organı için doğru tıbbi terim testistir; halk arasında zaman zaman “yumurtalık” ifadesi kullanılsa da bu terim kadın üreme organlarını tanımlar.
Ultrasonla testislerin büyüklüğü, yapısı ve birbirine göre farklılıkları incelenebilir. Testis kitlesi, hidrosel olarak bilinen sıvı birikimi, epididim hastalıkları, enfeksiyon, travma ve kistler değerlendirilebilir.
Doppler ultrason kullanıldığında testisin kanlanması da incelenir. Ani başlayan testis ağrısında testis torsiyonu ile enfeksiyonun ayrımında önemli bilgi sağlayabilir. Bununla birlikte testis torsiyonu şüphesi çok güçlüyse, ultrason için cerrahi müdahalenin geciktirilmesi doğru değildir. Çünkü bu hastalıkta zaman testisin korunması açısından belirleyicidir.
Varikosel ultrasonda görülür mü?
Evet. Varikosel, testis çevresindeki toplardamarların genişlemesidir. Muayenede fark edilebildiği gibi Doppler ultrasonla damarların çapı ve kanın geri akımı değerlendirilebilir.
Ultrason özellikle muayenenin net olmadığı hastalarda, testis boyutlarının karşılaştırılmasında ve ergenlerde testis gelişiminin takip edilmesinde yararlı olabilir. Ancak yalnızca ultrason sonucunda damar genişlemesi görülmesi, her hastanın ameliyat olması gerektiği anlamına gelmez.
Ağrı, testis hacminde kayıp, ergenlik gelişimi ve erişkinlerde sperm değerleri karar sürecinde birlikte ele alınır.
İnmemiş testisin yeri ultrasonla bulunabilir mi?
Kasık kanalında bulunan bazı inmemiş testisler ultrasonla görülebilir ve boyutları ölçülebilir. Ancak ultrason, torbada bulunmayan her testisin yerini kesin olarak gösteremez. Özellikle karın içerisinde kalan testisler görüntülenemeyebilir.
Bu nedenle inmemiş testiste en önemli değerlendirme deneyimli bir fizik muayenedir. Testis muayenede ele gelmiyorsa normal ultrason sonucu, testisin bulunmadığını kanıtlamaz. Seçilmiş vakalarda laparoskopik değerlendirme gerekebilir.
Ultrason yardımcı bir yöntemdir; çocuk ürolojisi muayenesinin yerine geçmez.
Penis hastalıklarında ultrason kullanılır mı?
Evet, belirli durumlarda kullanılabilir. Penil Doppler ultrason, penis damarlarındaki kan akımını değerlendirmek için uygulanabilir. Özellikle sertleşme bozukluğunun damarsal nedenlerini araştırırken kullanılabilir.
Peyronie hastalığında penis içerisindeki plakların yeri ve kireçlenme bulunup bulunmadığı hakkında bilgi verebilir. Travma sonrası oluşan doku hasarları ve damarsal sorunlarda da yararlı olabilir.
Ancak doğuştan penis eğriliği ve hipospadias gibi birçok durumda tanı öncelikle muayeneyle konur. Her penis hastalığında ultrason yapılması gerekmez.
Çocuk ürolojisinde ultrason neden sık kullanılır?
Ultrasonun radyasyon içermemesi, çocuklarda önemli bir avantajdır. Böbrek genişlemesi, doğumsal idrar yolu farklılıkları, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşı, mesane sorunları ve testis hastalıkları değerlendirilirken kullanılabilir.
Anne karnında saptanan böbrek genişlemelerinin doğumdan sonraki takibinde de ultrason temel yöntemlerden biridir. Böbreklerin büyümesi, genişlemenin artıp azalmadığı ve mesanenin görünümü takip edilebilir.
Bununla birlikte ultrason böbreğin ne kadar iyi çalıştığını her zaman göstermez. Böbreklerin ayrı ayrı çalışma oranının belirlenmesi gerektiğinde sintigrafi gibi işlevsel testlere ihtiyaç duyulabilir.
Ultrason için hazırlık gerekir mi?
Yapılacak incelemeye göre hazırlık değişir. Böbrek ve mesane ultrasonunda genellikle mesanenin dolu olması istenir. Hasta belirli miktarda su içerek idrarını bir süre tutabilir. Ardından işeme sonrası kalan idrarın ölçülmesi için tuvalete gitmesi istenebilir.
Testis ultrasonu için çoğunlukla özel bir hazırlık gerekmez. Prostatın karın üzerinden değerlendirilmesinde mesanenin dolu olması görüntü kalitesini artırabilir. Transrektal prostat ultrasonunda ise farklı hazırlık önerileri verilebilir.
Hastanın hazırlık talimatını incelemeyi yapacak merkezden öğrenmesi gerekir.
Ultrasonun sınırlılıkları nelerdir?
Ultrason güvenli ve değerli bir yöntemdir, ancak her sorunun cevabını vermez. Görüntü kalitesi hastanın vücut yapısından, bağırsak gazlarından, mesanenin yeterince dolu olup olmamasından ve işlemi yapan kişinin deneyiminden etkilenebilir.
Küçük üreter taşları, küçük mesane kitleleri ve bazı böbrek oluşumları ultrasonla görülmeyebilir. Ayrıca ultrason çoğu zaman organın yapısını gösterir; çalışma kapasitesini ölçmek için başka testler gerekebilir.
Bu nedenle “ultrason normal çıktı, hiçbir sorun yok” veya “ultrasonda bir oluşum görüldü, kesin kötü huyludur” şeklinde yorum yapmak doğru değildir. Ultrason bulguları hastanın yakınmaları, muayenesi ve laboratuvar sonuçlarıyla birlikte ele alınmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Ürolojik ultrason radyasyon içerir mi?
Hayır. Ultrason ses dalgalarıyla görüntü oluşturur ve iyonlaştırıcı radyasyon kullanmaz. Bu nedenle çocuklarda ve gebelerde sık tercih edilir.
Böbrek taşı ultrasonda kesin olarak görülür mü?
Her zaman değil. Böbrekteki birçok taş görülebilir ancak küçük taşlar ve üreterin bazı bölümlerindeki taşlar gözden kaçabilir.
Mesane ultrasonu için neden idrara sıkışmak gerekir?
Dolu mesane, mesane duvarının ve iç yapısının daha net görülmesini sağlar. İşeme sonrası kalan idrar ölçülecekse hasta daha sonra tuvalete gönderilir.
Testis ağrısında ultrason yapılır mı?
Doppler ultrason testisin kanlanmasını değerlendirmede yararlıdır. Ancak testis torsiyonu şüphesi güçlü ise görüntüleme cerrahi müdahaleyi geciktirmemelidir.
Normal ultrason sonucu bütün ürolojik hastalıkları dışlar mı?
Hayır. Bazı küçük taşlar, kitleler ve işlevsel bozukluklar ultrasonla görülmeyebilir. Gerekirse farklı görüntüleme ve laboratuvar testleri kullanılır.
İletişim
Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün
Kızılırmak Mah. 1450. Sk. No:1/43 Ankara Ticaret Merkezi B Blok Çankaya/Ankara
0312 285 80 32
info@yukselcemaygun.com