Böbrek reflüsü, tıbbi adıyla vezikoüreteral reflü, idrarın mesaneden böbreğe doğru geri kaçmasıdır. Normal düzende idrar böbrekten mesaneye iner ve geri dönmez. Bu akış bozulduğunda özellikle çocuklarda ateşli idrar yolu enfeksiyonları, böbrek genişlemesi ve bazı durumlarda böbrek dokusunda kalıcı etkilenme gündeme gelir. Sorun şu ki, reflü çoğu zaman sessizdir. Çocuk bunu doğrudan tarif etmez. Tanı çoğu zaman doğru şüpheyle başlar.
Biz reflüden en çok şu çocuklarda şüpheleniriz: ateşli idrar yolu enfeksiyonu geçirenler, enfeksiyonu tekrar edenler, anne karnında ya da doğumdan sonra böbrek genişlemesi saptananlar ve ailede reflü öyküsü olanlar. Burada önemli olan tek bir belirtiye takılmamak. Asıl soru şudur: Bu çocuk yalnızca enfeksiyon mu geçiriyor, yoksa enfeksiyonun arkasında yapısal bir neden mi var?
Tanı süreci nasıl başlar?
Tanı çoğu zaman ayrıntılı öykü ile başlar. Çocuk kaç kez enfeksiyon geçirdi? Ateş oldu mu? Enfeksiyon kültürle doğrulandı mı? Böbrek genişlemesi daha önce söylendi mi? Bunlar yalnızca detay değildir. Tanı basamağını belirleyen esas verilerdir.
Burada sık yapılan hata, her kötü kokulu idrarı enfeksiyon sanmak ya da her ateşi üst solunum yolu enfeksiyonu diye yorumlamaktır. Oysa özellikle küçük çocuklarda açıklanamayan ateş, reflü araştırmasını gündeme getirebilir.
İdrar tahlili ve kültür neden istenir?
İdrar tahlili böbrek reflüsünü doğrudan göstermez. Ama reflünün en sık yol açtığı tabloyu, yani idrar yolu enfeksiyonunu ortaya koyar. İdrarda lökosit, nitrit ya da bakteri görülmesi enfeksiyon açısından önemlidir. Kültür ise işi netleştirir. Çünkü gerçekten enfeksiyon var mı, hangi mikrop sorumlu, bunu kültür gösterir. Reflü tanısını kültür koymaz. Ama reflü araştırmasının gerekip gerekmediğini çoğu zaman belgeli enfeksiyon öyküsü belirler.
Ultrason neyi gösterir?
Ultrason genellikle ilk görüntüleme yöntemidir. Ağrısızdır. Radyasyon içermez. Çocuk için kolay tolere edilir. Böbreklerde genişleme, idrar yollarında yapısal farklılık, mesane duvarında kalınlaşma ya da idrar sonrası kalıntı gibi ipuçlarını gösterebilir.
Ama burada net olmak gerekir. Ultrason tek başına “reflü var” demez. Ultrason bize sadece şüphe verir. Eğer böbrekler geniş görünüyorsa ya da sistemde yapısal bir sorun düşünülüyorsa, bir sonraki adımı planlamamızı sağlar.
Kesin tanı hangi testle konur?
Böbrek reflüsünü tanıda en önemli testlerden biri VCUG’dir. Türkçede işeme sistoüretrografisi olarak bilinir. Bu testte ince bir kateterle mesane doldurulur, özel bir sıvı verilir ve çocuk işerken görüntü alınır. Amaç, idrarın mesaneden yukarı kaçıp kaçmadığını doğrudan görmektir.
Bu test yalnızca reflü var mı sorusuna cevap vermez. Aynı zamanda reflünün derecesini de gösterir. Bu ayrım önemlidir. Çünkü hafif reflü ile ileri dereceli reflünün izlem ve tedavi yaklaşımı aynı değildir. VCUG her çocukta otomatik yapılmaz. Ama tekrar eden ateşli enfeksiyon, ultrason anormalliği ya da güçlü klinik şüphe varsa tanıyı gerçekten netleştiren test budur.
Böbrekte hasar olup olmadığı nasıl anlaşılır?
Bazı çocuklarda asıl mesele reflünün varlığı değil, böbreği etkileyip etkilemediğidir. Bu noktada DMSA sintigrafisi gündeme gelebilir. Bu test böbrek dokusunda iz, hasar ya da fonksiyon farkı olup olmadığını değerlendirmede kullanılır. Her çocukta gerekmez. Ama özellikle tekrar eden ateşli enfeksiyonlarda ve böbrek etkilenmesinden şüphelenilen durumlarda değerli olabilir.
Her çocuğa aynı testler yapılır mı?
Hayır. Bu, en önemli noktalardan biri. Tek bir enfeksiyon geçiren, ultrasonu normal olan bir çocukla; tekrar eden ateşli enfeksiyonları olan ve böbrek genişlemesi saptanan bir çocuk aynı şekilde değerlendirilmez. Tanı süreci yaşa, enfeksiyonun tipine, ultrason sonucuna ve eşlik eden işeme sorunlarına göre şekillenir.
Biz burada standart bir şablon uygulamayız. Doğru hastaya doğru test yapılır. Fazlası gereksiz yük getirir. Azı ise tanıyı geciktirir.
Aileler hangi belirtileri ciddiye almalı?
Yüksek ateş, sık idrar yolu enfeksiyonu, kötü kokulu idrar, idrar yaparken huzursuzluk, böbrek genişlemesi öyküsü ve daha önce benzer sorun yaşayan kardeş olması önemlidir. Özellikle bebeklerde tablo her zaman net olmaz. Bazen yalnızca ateş vardır. Bazen iştahsızlık ve huzursuzluk öne çıkar. Böyle durumlarda “bekleyelim geçsin” yaklaşımı iyi bir plan değildir.
Şunu sormak gerekir: Bu enfeksiyon neden tekrar ediyor?
Bu soru çoğu zaman bizi reflü tanısına yaklaştırır.
Sıkça Sorulan Sorular
Böbrek reflüsü ultrasonda belli olur mu?
Ultrason reflüyü doğrudan göstermeyebilir. Daha çok böbrek genişlemesi ve yapısal ipuçlarını gösterir.
VCUG her çocukta yapılır mı?
Hayır. Genellikle ateşli enfeksiyon tekrarlıyorsa ya da ultrasonda sorun varsa daha çok düşünülür.
İdrar kültürü reflü tanısı koyar mı?
Hayır. Kültür reflüyü değil, enfeksiyonu gösterir. Ama reflü araştırmasının gerekip gerekmediğini belirlemede çok değerlidir.
Böbrek reflüsü ağrı yapar mı?
Her zaman yapmaz. Çoğu çocukta ilk bulgu ağrı değil, ateşli idrar yolu enfeksiyonudur.
Böbrek reflüsü kendiliğinden düzelebilir mi?
Bazı düşük dereceli reflüler çocuk büyüdükçe düzelebilir. Ama bu süreç kontrolsüz bırakılmaz, takip gerekir.
İletişim
Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün
Kızılırmak Mah. 1450. Sk. No:1/43
Ankara Ticaret Merkezi B Blok
Çankaya / Ankara
Telefon: 0312 285 80 32
E-posta: info@yukselcemaygun.com