Evet, çocuklarda da böbrek taşı olabilir. Böbrek taşı yalnızca yetişkinlere özgü bir hastalık değildir. Bebeklik döneminden ergenliğe kadar her yaşta görülebilir. Üstelik çocuklarda taş hastalığının görülme sıklığının son yıllarda arttığı bilinmektedir.
Çocuklarda böbrek taşıyla karşılaşıldığında yalnızca taşı ortadan kaldırmak yeterli değildir. Taşın neden oluştuğunu da araştırmak gerekir. Çünkü çocukluk çağındaki taş hastalığında düşük idrar miktarı, idrarda fazla kalsiyum bulunması, sitrat düşüklüğü, metabolik hastalıklar, genetik yatkınlık ve bazı idrar yolu anomalileri rol oynayabilir.
Bu nedenle çocuklarda böbrek taşı, erişkindeki taş hastalığının daha küçük yaşta görülen hali olarak değerlendirilmemelidir.
Çocuklarda böbrek taşı neden oluşur?
Böbrek taşı, idrarda bulunan bazı minerallerin yoğunlaşarak kristalleşmesiyle oluşur. Normal şartlarda bu maddeler idrar içerisinde çözünmüş halde bulunur. Ancak idrar miktarı azalırsa veya taş oluşturan maddelerin miktarı artarsa kristaller birleşmeye başlayabilir.
Çocuklarda taş oluşumunda tek bir neden bulunmayabilir. Genetik özellikler, beslenme düzeni, günlük sıvı tüketimi, metabolik sorunlar ve idrar yollarının anatomisi birlikte etkili olabilir.
En sık görülen taşların önemli bir bölümü kalsiyum oksalat içerir. Ancak ürik asit, sistin, kalsiyum fosfat ve enfeksiyonla ilişkili farklı taş türleri de çocuklarda görülebilir.
Taşın yapısını bilmek önemlidir. Çünkü tedavi yalnızca taşı çıkarmakla bitmez; tekrar oluşmasını önlemek için taşın neden oluştuğunu anlamak gerekir.
Az su içmek böbrek taşı riskini artırır mı?
Evet. Yetersiz sıvı tüketimi çocuklarda taş oluşumunun önemli risklerinden biridir.
Çocuk yeterince sıvı almadığında idrar miktarı azalır ve daha yoğun hale gelir. İdrardaki kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddeler birbirine daha kolay yaklaşarak kristal oluşturabilir.
Özellikle sıcak havalarda, yoğun spor yapan çocuklarda veya gün boyunca su içmeyi unutanlarda bu durum daha belirgin olabilir. Türkiye gibi yaz aylarının sıcak geçtiği bölgelerde sıvı tüketiminin takibi ayrıca önem taşır.
Burada yalnızca çocuğun “su içiyorum” demesi yeterli değildir. Gün boyunca kaç kez su içtiği, okulda su tüketip tüketmediği ve idrar renginin sürekli koyu olup olmadığı da değerlendirilmelidir.
Fazla tuz tüketimi taş oluşumunu etkiler mi?
Evet. Fazla tuz tüketimi idrarla atılan kalsiyum miktarını artırabilir. Bu da özellikle kalsiyum taşı oluşumuna yatkın çocuklarda riski yükseltebilir.
Çocukların tuz tüketimi yalnızca sofraya eklenen tuzdan gelmez. Cips, paketli atıştırmalıklar, hazır soslar, işlenmiş et ürünleri, fast food ve bazı hazır yiyecekler önemli miktarda tuz içerebilir.
Taş hastalığı bulunan çocukta beslenme değerlendirilirken yalnızca “çok tuz atıyor musunuz?” diye sormak yeterli olmaz. Günlük beslenme düzeninin tamamına bakmak gerekir.
Kalsiyum tüketimi tamamen kesilmeli mi?
Hayır.
Çocuğunda kalsiyum taşı olduğunu öğrenen ailelerin ilk tepkilerinden biri süt, yoğurt ve peynir gibi kalsiyum içeren besinleri azaltmak olabilir. Ancak gelişme çağındaki bir çocukta kalsiyumu bilinçsiz biçimde kısıtlamak doğru değildir.
Kalsiyum kemik gelişimi için gereklidir. Ayrıca normal miktarda besinsel kalsiyum, bağırsakta oksalata bağlanarak oksalatın vücuda geçişini azaltabilir.
Bu nedenle taşın yapısı ve metabolik inceleme sonucu bilinmeden çocuğa katı bir kalsiyum kısıtlaması uygulanmamalıdır. Beslenme planı kişiye özel hazırlanmalıdır.
Genetik faktörler önemli midir?
Çocuklarda yetişkinlere göre genetik ve metabolik nedenlere daha fazla dikkat etmek gerekir.
Özellikle çok küçük yaşta taş oluşması, taşların tekrar etmesi, her iki böbrekte taş bulunması veya ailede yoğun taş hastalığı öyküsü olması kalıtsal nedenleri düşündürebilir.
Sistinüri bunun bilinen örneklerinden biridir. Bu hastalıkta idrarda fazla miktarda sistin bulunur ve tekrarlayan taşlar oluşabilir. Bazı böbrek ve metabolizma hastalıkları da çocukluk döneminde taş oluşumuyla kendini gösterebilir.
Her taş görülen çocukta genetik test yapılmaz. Ancak erken başlangıç, tekrarlama, iki taraflı taş ve güçlü aile öyküsü varsa genetik nedenler daha ayrıntılı değerlendirilebilir.
Çocuklarda böbrek taşı hangi belirtileri yapar?
Belirtiler çocuğun yaşına göre değişebilir.
Daha büyük çocuklar ve ergenler yetişkinlere benzer şekilde yan veya bel bölgesinde şiddetli ağrı tarif edebilir. Ağrı karın alt kısmına veya kasığa doğru yayılabilir. İdrarda kan görülebilir. İdrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, bulantı ve kusma da eşlik edebilir.
Küçük çocuklarda tablo daha belirsiz olabilir. Çocuk ağrının yerini tarif edemeyebilir. Huzursuzluk, ağlama, kusma, karın ağrısı veya idrarda renk değişikliği ilk belirtiler olabilir.
Bazen çocukta hiç ağrı olmaz ve taş başka bir nedenle yapılan ultrason sırasında tesadüfen fark edilir.
Bebeklerde böbrek taşı olur mu?
Evet. Böbrek taşı bebeklik döneminde de görülebilir.
Bebekler ağrıyı tarif edemediği için tanı daha zor olabilir. Nedensiz huzursuzluk, sık ağlama, kusma, idrarda kan görülmesi veya idrar yolu enfeksiyonu araştırılırken taş saptanabilir.
Bebeklerde görülen çok küçük taşların veya mikrolitiazis olarak adlandırılan küçük kristal birikimlerinin bir bölümü takip sırasında kendiliğinden kaybolabilir. Ancak taş büyüyorsa, belirtilere neden oluyorsa veya idrar akışını etkiliyorsa farklı bir yaklaşım gerekir.
Bu nedenle bebekte taş görülmesi otomatik olarak ameliyat anlamına gelmez. Taşın büyüklüğü, yeri ve zaman içindeki değişimi takip edilir.
İdrarda kan görülmesi taş belirtisi olabilir mi?
Evet. Böbrek ve idrar yolu taşları idrar kanalının iç yüzeyini tahriş ederek kanamaya neden olabilir.
İdrar pembe, kırmızı veya kahverengi görünebilir. Bazı çocuklarda gözle görülebilecek bir renk değişikliği olmaz ancak idrar tahlilinde mikroskobik kan saptanır.
Çocukta idrarda kan görülmesi yalnızca taş hastalığına bağlanmamalıdır. İdrar yolu enfeksiyonları, böbrek hastalıkları, travma ve farklı ürolojik durumlar da kanamaya neden olabilir.
Bu nedenle idrarda kan fark edildiğinde nedeninin araştırılması gerekir.
Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonunun altında taş olabilir mi?
Evet. Bazı çocuklarda tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu sırasında yapılan görüntülemede taş fark edilebilir.
Taş idrar akışını bozabilir veya bakterilerin yerleşebileceği bir ortam oluşturabilir. Bazı taş türleri ise doğrudan enfeksiyonla ilişkili gelişebilir.
Özellikle tekrarlayan ateşli idrar yolu enfeksiyonları, idrarda kan ve karın ağrısı birlikte görülüyorsa taş hastalığı da değerlendirilmelidir.
Bunun tersi de mümkündür. Çocuğun ilk belirtisi ağrı değil, tekrarlayan enfeksiyon olabilir.
Böbrek taşı tanısı nasıl konur?
Değerlendirme çocuğun öyküsü ve fizik muayenesiyle başlar. Daha önce taş geçirip geçirmediği, ailede taş hastalığı bulunup bulunmadığı, günlük sıvı tüketimi, beslenme alışkanlıkları ve idrar yolu enfeksiyonu öyküsü sorgulanır.
İdrar tahlili ve gerektiğinde idrar kültürü yapılabilir. Kan testleriyle böbrek fonksiyonları ve taş oluşumuyla ilişkili bazı mineraller değerlendirilebilir.
Çocuklarda görüntülemede ilk tercih çoğunlukla ultrasondur.
Ultrason çocuklarda neden ilk tercih edilir?
Ultrason radyasyon içermez. Bu nedenle çocuklarda böbrek ve idrar yollarının değerlendirilmesinde önemli bir avantaja sahiptir.
Böbrekte bulunan birçok taş, taşın oluşturduğu gölgelenme ve böbrekte gelişen genişleme ultrasonla görülebilir. Böbreklerin büyüklüğü ve idrar yollarındaki yapısal sorunlar da değerlendirilebilir.
Ancak ultrason her taşı göstermez. Özellikle üreter adı verilen böbrek ile mesane arasındaki idrar kanalında bulunan küçük taşlar gözden kaçabilir.
Şikâyet güçlü olduğu halde ultrason yeterli bilgi vermiyorsa düşük doz, kontrastsız bilgisayarlı tomografi gerekebilir. Çocuklarda radyasyon maruziyetini mümkün olduğunca azaltmak için tomografi seçilmiş durumlarda kullanılır.
Metabolik inceleme neden önemlidir?
Çocuklarda taş hastalığının en önemli özelliklerinden biri tekrar edebilmesidir. Bu nedenle taş bulunduğunda yalnızca taşın boyutuna bakılmaz. Taşı oluşturan metabolik neden araştırılır.
Kan ve idrar testleriyle kalsiyum, fosfor, ürik asit, oksalat, sitrat ve diğer bazı değerler değerlendirilebilir. Yaşı uygun çocuklarda 24 saatlik idrar toplaması istenebilir.
Bu incelemede çocuğun günlük idrar miktarı da önemlidir. Çok düşük idrar miktarı, taş oluşumunun en kolay düzeltilebilir risklerinden biridir.
Taş kendiliğinden düşmüş veya ameliyatla çıkarılmışsa mümkün olduğunda taş analize gönderilmelidir. Taşın yapısının bilinmesi sonraki korunma planını değiştirir.
Çocuklarda böbrek taşı kendiliğinden düşer mi?
Bazı taşlar düşebilir. Ancak bunun için tek bir boyut sınırı vermek doğru olmaz.
Taşın büyüklüğü kadar bulunduğu yer, idrar kanalının yapısı ve çocuğun belirtileri önemlidir. Küçük ve tıkanıklık oluşturmayan bazı taşlar yakın takip altında kendiliğinden ilerleyebilir.
Taş çok ağrı yapıyorsa, idrar akışını engelliyorsa, böbrekte genişlemeye neden oluyorsa veya enfeksiyon eşlik ediyorsa müdahale gerekebilir.
Çocuğa yalnızca “bol su içsin, düşürür” diyerek uzun süre beklemek her durumda güvenli değildir.
Çocuklarda böbrek taşı nasıl tedavi edilir?
Tedavi taşın büyüklüğüne, yerine, yapısına ve çocuğun yaşına göre planlanır.
Küçük taşlarda yeterli sıvı alımı, ağrı kontrolü ve yakın takip yeterli olabilir. Seçilmiş üreter taşlarında taşın ilerlemesini kolaylaştıran bazı ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçların çocuklarda kullanımı hekim değerlendirmesiyle planlanmalıdır.
Müdahale gereken taşlarda vücut dışından taş kırma yöntemi, üreterorenoskopi ve perkütan böbrek taşı cerrahisi gibi yöntemler kullanılabilir.
Günümüzde çocuklardaki taşların büyük bölümü açık ameliyat yapılmadan, daha az invaziv yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Hangi yöntemin seçileceği taşın yerine ve büyüklüğüne göre değişir.
Ateşle birlikte böbrek taşı neden önemlidir?
Taş idrar kanalını tıkamış ve aynı zamanda enfeksiyon gelişmişse bu durum acil olabilir.
Çocukta böbrek taşı şüphesine yüksek ateş, titreme, kusma, belirgin halsizlik veya genel durumda bozulma eşlik ediyorsa beklenmemelidir. Tıkalı bir böbreğin enfekte olması hızlı müdahale gerektirebilir.
Benzer şekilde çocuğun ağrısı kontrol edilemiyorsa, sürekli kusuyorsa veya idrar yapamıyorsa tıbbi değerlendirme gerekir.
Bu tabloda amaç yalnızca taşı tedavi etmek değildir. Önce böbrekteki idrar akışının güvenli şekilde sağlanması gerekebilir.
Taş bir kez oluştuysa tekrarlar mı?
Tekrarlayabilir. Çocukluk çağı taş hastalığının önemli özelliklerinden biri budur.
Özellikle altta yatan metabolik veya genetik neden bulunuyorsa taş tekrar riski daha yüksek olabilir. Bu nedenle çocuk taşını düşürdükten veya taşı ameliyatla temizlendikten sonra takipten çıkarılmamalıdır.
“Taş gitti, sorun bitti” yaklaşımı çocuklarda doğru değildir.
Taşı oluşturan nedeni bulmak, yeni taş oluşumunu önlemenin en önemli bölümüdür.
Çocuklarda böbrek taşı nasıl önlenebilir?
Korunma planı çocuğun taş tipine ve metabolik değerlendirme sonucuna göre hazırlanmalıdır. Ancak çoğu çocuk için yeterli sıvı tüketimi temel adımdır.
Çocuğun su içmesini yalnızca susadığı zamanlara bırakmamak gerekir. Özellikle okul çağındaki çocuklarda yanına su şişesi verilmesi ve gün boyunca düzenli içmesinin teşvik edilmesi yararlı olabilir.
Aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalar azaltılmalıdır. Kalsiyum ise doktor önerisi olmadan tamamen kesilmemelidir.
Bazı çocuklarda sitrat eksikliği veya idrarla fazla kalsiyum atılması gibi metabolik sorunlara yönelik ilaç tedavileri gerekebilir. Sistin taşı gibi özel taş türlerinde ise daha farklı bir beslenme ve sıvı planı uygulanır.
Her çocuğa aynı “taş diyeti” verilmesi doğru değildir.
Ailede böbrek taşı varsa çocuk daha yakından takip edilmeli mi?
Aile öyküsü önemli bir bilgidir. Anne, baba veya yakın akrabalarda genç yaşta başlayan ve tekrarlayan taş hastalığı varsa çocuğun değerlendirmesinde bu mutlaka belirtilmelidir.
Ancak ailede taş bulunması, çocuğun kesinlikle taş geliştireceği anlamına gelmez. Aynı şekilde aile öyküsünün olmaması da çocukta taş hastalığını dışlamaz.
Özellikle küçük yaşta başlayan, iki böbreği birden etkileyen veya kısa sürede tekrar eden taşlarda aile öyküsü daha fazla önem kazanır.
Hangi durumda çocuk ürolojisine başvurulmalı?
Çocukta tekrarlayan yan veya karın ağrısı, idrarda kan, açıklanamayan kusma, ağrılı idrar yapma veya tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu varsa böbrek taşı ihtimali değerlendirilmelidir.
Ultrasonda böbrek taşı veya böbrekte genişleme saptandıysa çocuk ürolojisi değerlendirmesi yapılabilir. Daha önce taş düşürmüş bir çocuk da yalnızca taşın çıktığı düşünülerek takipsiz bırakılmamalıdır.
Özellikle ateşle birlikte yan ağrısı, idrar yapamama, sürekli kusma veya kontrol edilemeyen ağrı varsa daha hızlı değerlendirme gerekir.
Ankara’da çocuklarda böbrek taşı, idrar yolu taşları, böbrek genişlemesi ve çocukluk çağı taş hastalığının nedenlerine yönelik değerlendirme Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün tarafından yapılmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuklarda gerçekten böbrek taşı olur mu?
Evet. Bebeklikten ergenliğe kadar her yaşta görülebilir. Çocuklarda taş hastalığının görülme sıklığının arttığı bildirilmektedir.
Çocuklarda böbrek taşının en sık belirtisi nedir?
Büyük çocuklarda yan, bel veya karın ağrısı ve idrarda kan görülebilir. Küçük çocuklarda huzursuzluk, kusma ve idrar yolu enfeksiyonu gibi daha belirsiz belirtiler ortaya çıkabilir.
Çocuklarda taş için ultrason yeterli midir?
Ultrason çoğunlukla ilk görüntüleme yöntemidir. Ancak özellikle üreter taşı şüphesinde ultrason yeterli olmazsa düşük doz tomografi gerekebilir.
Çocuk böbrek taşını kendiliğinden düşürebilir mi?
Bazı küçük taşlar kendiliğinden düşebilir. Karar taşın büyüklüğü, yeri, ağrı durumu ve idrar akışında tıkanıklık bulunup bulunmadığına göre verilir.
Çocukta taş bulunduysa metabolik test yapılmalı mı?
Evet. Çocukluk çağı taş hastalığında tekrar riski ve altta yatan metabolik nedenler nedeniyle ayrıntılı metabolik değerlendirme önemlidir.
İletişim
Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün
Kızılırmak Mah. 1450. Sk. No:1/43 Ankara Ticaret Merkezi B Blok Çankaya/Ankara
0312 285 80 32
info@yukselcemaygun.com