Geçiş Ürolojisi Nedir?

Geçiş Ürolojisi Nedir?
İçindekiler

Geçiş ürolojisi, çocukluk döneminde başlayan ürolojik bir hastalığın ergenlik ve erişkinlik döneminde de takip edilmesini sağlayan bakım yaklaşımıdır. İngilizcede “transitional urology” olarak adlandırılan bu alan, çocuk ürolojisinin nispeten yeni kavramlarından biridir.

Çünkü artık biliyoruz ki çocukluk çağında tanı konulan her ürolojik hastalık 18 yaşına gelindiğinde sona ermiyor. Bazı hastalıklar tamamen düzelebilir. Bazılarının etkileri ise böbrek fonksiyonları, mesane çalışması, idrar kontrolü, cinsel fonksiyonlar ve çocuk sahibi olabilme açısından erişkin yaşam boyunca devam edebilir.

Bu nedenle geçiş ürolojisinde temel mesele hastanın yaşı değil, hastalığın devamlılığıdır.

18 yaşına gelince çocuk ürolojisi hastalığı biter mi?

Hayır.

On sekizinci yaş hukuki ve idari açıdan erişkinliğin başlangıcını ifade edebilir ancak ürolojik hastalıkların biyolojik bir takvimi yoktur.

Örneğin çocukluk döneminde nörojen mesane nedeniyle takip edilen bir hastanın mesane fonksiyonlarının 18 yaşında aniden normale dönmesini bekleyemeyiz. Posterior üretral valv nedeniyle bebeklikten itibaren böbrek ve mesane takibi yapılan bir erkek hastada erişkinlik döneminde de böbrek fonksiyonlarının izlenmesi gerekebilir.

Çocuklukta hipospadias ameliyatı geçirmiş bir hastada ise ergenlik veya erişkinlik döneminde idrar akımı, penis eğriliği, üretra darlığı, cinsel fonksiyon veya kozmetik kaygılar ortaya çıkabilir.

Çocukluk dönemindeki tedavinin tamamlanmış olması, her zaman ömür boyu takip ihtiyacının sona erdiği anlamına gelmez.

Geçiş ürolojisinin amacı nedir?

Amaç yalnızca hastayı çocuk kliniğinden erişkin kliniğine göndermek değildir.

Asıl amaç, yıllar boyunca oluşmuş tıbbi bilginin kaybolmasını engellemek ve hastanın erişkin dönemde de doğru şekilde takip edilmesini sağlamaktır.

Geçiş döneminde özellikle şu konular önem kazanır:

Böbrek fonksiyonlarının korunması
Mesanenin güvenli basınçlarla çalışmasının sağlanması
İdrar kaçırma veya işeme sorunlarının kontrolü
Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarının takibi
Böbrek ve mesane taşı riskinin değerlendirilmesi
Geçirilmiş ameliyatların uzun dönem sonuçlarının izlenmesi
Cinsel fonksiyonların değerlendirilmesi
Doğurganlık ve çocuk sahibi olabilme konularının konuşulması

Çocukluk döneminde daha çok anne ve babanın yönettiği sağlık süreci, zamanla genç bireyin kendi sağlık sorumluluğunu üstlendiği bir yapıya dönüşür.

Geçiş ürolojisinin önemli parçalarından biri de budur.

Geçiş ile hasta devri aynı şey midir?

Aslında değildir.

“Devir”, hastanın belirli bir tarihte bir hekimden başka bir hekime gönderilmesi anlamına gelebilir. Geçiş ise bir süreçtir.

Bu süreçte hastanın kendi hastalığını tanımayı öğrenmesi gerekir. Hangi ameliyatları geçirdiğini, hangi ilaçları kullandığını, hangi kontrolleri yaptırması gerektiğini ve hangi belirtilerin önemli olduğunu bilmesi beklenir.

Avrupa Üroloji Derneği geçiş planlamasının erişkinliğe birkaç ay kala değil, ergenliğin başlamasıyla birlikte düşünülmesini önerir. Her hasta için aynı yaş doğru değildir. Hastalığın ağırlığı, çocuğun gelişimi ve sağlık sorumluluğunu üstlenme düzeyi dikkate alınmalıdır.

Yani geçiş bir günde gerçekleşmez.

Hasta erişkin dönemde aynı ürolog tarafından takip edilebilir mi?

Uygun koşullarda evet.

Burada iki temel model vardır. Çocuk ürolojisi hastası erişkin yaşa ulaştığında, çocukluk dönemindeki hastalıkların erişkin dönemdeki sonuçları konusunda deneyimli bir erişkin üroloğuna devredilebilir.

Bir diğer seçenek ise üroloji uzmanlığı üzerine çocuk ürolojisi alanında çalışan hekimin hastayı erişkin döneminde de takip etmeye devam etmesidir.

İkinci modelin önemli bir avantajı tıbbi devamlılıktır. Hekim hastanın çocukluk dönemindeki anatomisini, geçirdiği ameliyatları, önceki görüntülemelerini, böbrek ve mesane fonksiyonlarının yıllar içerisindeki değişimini zaten biliyor olabilir.

Özellikle karmaşık doğumsal ürolojik hastalıklarda bu geçmiş bilgi değerlidir.

Ancak hangi modelin kullanılacağı hastalığa, merkezin imkanlarına ve gereken diğer uzmanlık alanlarına göre değişebilir.

Hangi hastalıklar geçiş ürolojisine ihtiyaç duyabilir?

Her çocuk ürolojisi hastasının ömür boyu takibi gerekmez.

Örneğin basit bir hidrosel ameliyatı sonrasında tamamen iyileşmiş ve herhangi bir sorunu kalmamış çocuk için erişkin dönemde özel geçiş programına ihtiyaç olmayabilir.

Buna karşılık bazı hastalıklar uzun dönem izlem gerektirebilir.

Nörojen mesane

Spina bifida ve omurilikle ilişkili bazı hastalıklarda mesanenin sinirsel kontrolü bozulabilir. Çocukluk döneminde temiz aralıklı kateterizasyon, ilaç tedavisi veya bazı mesane ameliyatları uygulanmış olabilir.

Bu hastalarda erişkin dönemde de böbrek fonksiyonlarının, mesane basınçlarının, idrar kaçırmanın, enfeksiyonların ve taş oluşumunun takip edilmesi gerekebilir.

Bazı hastalar kendilerini iyi hissettikleri için kontrolleri bırakabilir. Oysa mesane yüksek basınçla çalışırken her zaman belirgin bir şikâyet oluşturmayabilir.

Bu nedenle yalnızca yakınmanın olup olmamasına bakmak yeterli değildir.

Posterior üretral valv

Posterior üretral valv erkek bebeklerde idrar kanalında doğuştan bulunan ciddi bir tıkanıklık nedenidir. Tıkanıklık bebeklikte ameliyatla ortadan kaldırılmış olsa bile hastalığın etkileri yıllar boyunca devam edebilir.

Mesane bu dönemde kalınlaşmış ve çalışma biçimi değişmiş olabilir. Böbreklerde kalıcı etkilenme bulunabilir.

Çocuk büyüyüp erişkin olduğunda sık idrara çıkma, idrar kaçırma, mesaneyi tam boşaltamama veya böbrek fonksiyonlarında bozulma gibi sorunlar görülebilir.

Bu nedenle bazı posterior üretral valv hastalarında ömür boyu böbrek ve mesane takibi gerekebilir.

Hipospadias

Hipospadias çoğunlukla çocukluk döneminde ameliyat edilir. Çocuk yıllarca herhangi bir sorun yaşamayabilir.

Ancak ergenlik döneminde penis büyüdükçe daha önce fark edilmeyen eğrilik ortaya çıkabilir. Erişkin dönemde idrar akımında bozulma, üretra darlığı, fistül, idrarın püskürmesi, cinsel ilişki sırasında sorun veya kozmetik memnuniyetsizlik gelişebilir.

Bu nedenle çocukluk döneminde başarılı görünen bir hipospadias ameliyatının uzun dönem sonuçları gerektiğinde erişkin dönemde de değerlendirilmelidir.

Mesane ekstrofisi ve kompleks doğumsal hastalıklar

Mesane ekstrofisi gibi karmaşık doğumsal hastalıklarda çocukluk döneminde birden fazla ameliyat yapılmış olabilir.

Bazı hastalarda mesane büyütme ameliyatları, mesane boynu girişimleri veya karından kateter yapılmasını sağlayan kanallar oluşturulabilir.

Bu yapıların erişkinlik döneminde de kontrol edilmesi gerekir. Taş, enfeksiyon, kateterizasyon güçlüğü, idrar kaçırma ve böbrek fonksiyonlarında değişiklikler ortaya çıkabilir.

Cinsellik ve doğurganlık da erişkin dönemde takip planının bir parçası haline gelir.

Böbrek reflüsü ve doğumsal böbrek hastalıkları

Vezikoüreteral reflü bulunan birçok çocuk zaman içerisinde iyileşebilir. Ancak yüksek dereceli reflü nedeniyle böbreğinde kalıcı skar gelişmiş bir çocuk erişkin dönemde de takip gerektirebilir.

Böbreğin büyüklüğü, böbrek fonksiyonu ve kan basıncı önemlidir.

Benzer şekilde doğuştan böbrek veya idrar yolu anomalisi bulunan, tek çalışan böbreği olan veya çocukluk döneminde ciddi böbrek genişlemesi nedeniyle tedavi edilen bazı hastaların da erişkin yaşamda takip edilmesi gerekebilir.

Burada takip süresi hastalığın kendisine göre belirlenir.

Çocukluk çağı işeme bozuklukları erişkinlikte devam edebilir mi?

Bazı hastalarda evet.

Çocukluk dönemindeki gündüz idrar kaçırma, aşırı aktif mesane ve diğer alt idrar yolu sorunlarının bir bölümü tamamen düzelir. Ancak kalıcı belirtileri bulunan çocukların erişkin dönemde de idrar yolu yakınmaları yaşama riski artabilir.

Bu nedenle ergenlik dönemine geldiği halde ciddi işeme problemi devam eden hastayı “artık çocuk değil” diyerek takipsiz bırakmak doğru değildir.

Geçiş planı oluşturularak erişkin ürolojisi dönemine hazırlanması gerekir.

Cinsellik neden geçiş ürolojisinin bir parçasıdır?

Çocukluk döneminde takip edilen ürolojik hastalıklarda cinsellik doğal olarak ilk yıllarda konuşulan konular arasında değildir.

Ergenlikle birlikte durum değişir.

Hipospadias, penis eğriliği, mesane ekstrofisi, nörojen mesane, testis hastalıkları ve bazı doğumsal ürolojik sorunlar ilerleyen yaşlarda cinsel fonksiyonları etkileyebilir.

Ereksiyon, boşalma, penis görünümü, cinsel ilişki sırasında ağrı ve kişinin kendi bedenine ilişkin kaygıları gündeme gelebilir.

Bu konuların erişkin döneme geçerken uygun şekilde konuşulabilmesi gerekir.

Çocuk sahibi olabilme konusu neden değerlendirilir?

Bazı çocuk ürolojisi hastalıkları ileride doğurganlığı etkileyebilir.

İnmemiş testis, ağır testis hastalıkları, bazı doğumsal genital anomaliler, çocukluk döneminde geçirilen kanser tedavileri ve belirli rekonstrüktif ameliyatlar erişkin dönemde fertilite açısından değerlendirme gerektirebilir.

Her çocukta böyle bir risk yoktur.

Ancak risk bulunan hastada bu konunun ilk kez çocuk sahibi olmaya karar verdiğinde konuşulması geç olabilir. Ergenlik ve genç erişkinlik döneminde hastaya kendi üreme sağlığı hakkında bilgi verilmesi geçiş bakımının önemli parçalarından biridir.

Geçmiş ameliyat bilgileri neden korunmalıdır?

Çocukluk döneminde birkaç ameliyat geçiren hastaların bir bölümü erişkin yaşa geldiklerinde hangi operasyonların yapıldığını tam olarak bilmez.

“Çocukken böbrekten ameliyat olmuşum” veya “mesaneme bir işlem yapılmış” şeklindeki bilgiler erişkin dönemde yeterli değildir.

Ameliyat raporları, eski ultrasonlar, sintigrafiler, ürodinami sonuçları, böbrek fonksiyonları ve kullanılan tedavilerin özetlenmesi gerekir.

Özellikle idrar yollarında rekonstrüksiyon yapılmış hastalarda bu bilgiler yıllar sonra yapılabilecek bir müdahalenin planını doğrudan değiştirebilir.

Geçiş ürolojisinin değerlerinden biri tıbbi hafızayı korumasıdır.

Ailenin rolü nasıl değişir?

Çocukluk döneminde sağlık kararlarını büyük ölçüde anne ve baba verir. Randevuyu aile alır, ilaçları aile takip eder ve hastalıkla ilgili bilgiyi çoğunlukla aile bilir.

Ergenlik döneminde ise bu sorumluluğun yavaş yavaş hastaya geçmesi gerekir.

Genç hastanın hastalığının adını bilmesi, kullandığı ilaçları tanıması, randevularını takip etmeyi öğrenmesi ve hangi durumda doktora başvurması gerektiğini anlaması hedeflenir.

Bu geçiş bir anda yapılmaz.

Örneğin 16 yaşındaki bir hastaya bütün sağlık sorumluluğunu bir günde bırakmak da, 22 yaşındaki bir hastanın hastalığıyla ilgili tüm bilgileri hâlâ yalnızca ailesinden almak da ideal değildir.

Geçiş süreci kişinin gelişimine göre planlanmalıdır.

Geçiş ürolojisi kaç yaşında başlamalı?

Tek bir yaş sınırı yoktur.

Güncel Avrupa Üroloji Derneği yaklaşımında geçiş konusunun ergenliğin başlangıcından itibaren gündeme alınması ve tercihen erişkin yaşa gelmeden yıllar önce planlanması önerilmektedir.

Pratikte 12-16 yaş aralığında hastanın gelecekte kendi sağlık sorumluluğunu üstlenmesine yönelik hazırlık başlayabilir. Bu, hastanın çocuk ürolojisinden hemen ayrılacağı anlamına gelmez.

Asıl amaç 18 yaşına gelindiğinde ortada takip planı olmayan bir hasta bırakmamaktır.

Her hastanın ömür boyu takip edilmesi gerekir mi?

Hayır.

Çocukluk dönemindeki birçok ürolojik sorun tamamen çözülebilir ve erişkin dönemde özel takip gerektirmeyebilir.

Ancak böbrek fonksiyonunu, mesane çalışmasını, idrar kontrolünü, genital yapıları veya üreme sağlığını uzun vadede etkileyebilecek hastalıklarda takip yıllarca, hatta bazı durumlarda ömür boyu devam edebilir.

Takibin sürmesi hastalığın ağır olduğu anlamına gelmez. Bazen amaç sorun ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek değil, ortaya çıkmadan önce fark etmektir.

Geçiş ürolojisi neden önemlidir?

Çocukluk döneminde uzun yıllar boyunca takip edilen bir hastanın erişkinliğe geçtiği sırada sistemin dışında kalması önemli bir sorundur.

Hasta çocuk kliniğine artık başvuramaz, erişkin ürolojisine ise kendi hastalığının erişkin dönemde de takip edilmesi gerektiğini bilmediği için gitmezse yıllarca kontrolsüz kalabilir.

Özellikle böbrek fonksiyonu ve mesane basınçları söz konusu olduğunda hastanın belirgin bir şikâyetinin olmaması her şeyin yolunda olduğunu göstermeyebilir.

İyi planlanmış geçiş ürolojisi bu boşluğu önlemeye çalışır.

Çocukluk dönemindeki hastalığın geçmişini bilir, erişkin dönemde ortaya çıkabilecek sorunları öngörür ve bakımın kesintisiz devam etmesini sağlar.

Geçiş sürecinde hangi kontroller yapılabilir?

Her hastanın kontrol programı farklıdır.

Hastalığa göre böbrek fonksiyon testleri, idrar tahlili, böbrek ve mesane ultrasonu, işeme sonrası kalan idrar ölçümü ve üroflovmetri yapılabilir. Nörojen mesane veya kompleks mesane hastalıklarında ürodinamik değerlendirme gerekebilir.

Testis veya genital sistem hastalıklarında muayene ve gerekli görüntülemeler planlanabilir. Ergenlik döneminde uygun hastalarda cinsel fonksiyon ve doğurganlık da görüşmeye dahil edilir.

Amaç bütün hastalara sürekli test yapmak değildir. Çocukluk dönemindeki tanının erişkin yaşamda hangi riski oluşturduğunu bilerek kişiye özel takip yapmaktır.

Ankara’da çocukluk döneminden erişkinliğe devam eden ürolojik hastalıkların takibi, çocuk ürolojisi ve geçiş ürolojisi kapsamında Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün tarafından yapılmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Geçiş ürolojisi ne demektir?

Çocukluk döneminde başlayan ürolojik hastalıkların ergenlik ve erişkinlik döneminde kesintisiz takip edilmesini sağlayan yaklaşımdır. Amaç yalnızca doktor değiştirmek değil, tıbbi bakımın devamlılığını sağlamaktır.

Çocuk ürolojisi hastası 18 yaşından sonra aynı doktor tarafından takip edilebilir mi?

Uygun koşullarda evet. Üroloji uzmanlığı üzerine çocuk ürolojisi alanında çalışan hekimler bazı hastaların erişkin dönemdeki takip ve tedavisini de sürdürebilir.

Hangi hastalarda geçiş ürolojisi daha önemlidir?

Nörojen mesane, posterior üretral valv, kompleks hipospadias, mesane ekstrofisi ve uzun dönem böbrek veya mesane sorunu bulunan hastalarda özellikle önemlidir.

Geçiş takibi ömür boyu sürebilir mi?

Bazı hastalıklarda evet. Böbrek fonksiyonu, mesane çalışması veya geçirilmiş rekonstrüktif ameliyatlarla ilişkili riskler yaşam boyunca takip gerektirebilir.

Geçiş planına ne zaman başlanmalı?

Tek bir yaş yoktur. Ancak ergenlik döneminde başlanması ve hasta erişkin yaşa gelmeden takip planının oluşturulması uygun kabul edilir.

İletişim

Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün
Kızılırmak Mah. 1450. Sk. No:1/43 Ankara Ticaret Merkezi B Blok Çankaya/Ankara
0312 285 80 32
info@yukselcemaygun.com

Benzer içerikler: