Spermiogram Nedir? Erkek Kısırlığında Nasıl Değerlendirilir?

Spermiogram Nedir? Erkek Kısırlığında Nasıl Değerlendirilir?
İçindekiler

Spermiogram, diğer adıyla semen analizi, erkek üreme sağlığının değerlendirilmesinde kullanılan temel laboratuvar testidir. Halk arasında çoğu zaman “sperm testi” olarak bilinir.

Ancak spermiogram yalnızca sperm sayısına bakılan bir test değildir. Meninin hacmi, bir mililitrede bulunan sperm sayısı, toplam sperm sayısı, spermlerin hareketi, şekli ve gerektiğinde canlılığı gibi birçok özellik birlikte değerlendirilir.

Erkek kısırlığı araştırılırken yapılan ilk testlerden biridir. Buna rağmen tek başına spermiogram sonucuna bakarak bir erkeğe “kısırsınız” veya “kesin çocuk sahibi olabilirsiniz” demek doğru değildir.

Çünkü semen değerleri aynı kişide bile zaman içerisinde değişebilir. Ayrıca gebelik yalnızca erkek faktörüne bağlı değildir. Kadın partnerin yaşı ve üreme sağlığı da değerlendirmeye birlikte dahil edilmelidir.

Spermiogram neyi gösterir?

Spermiogram, testislerde sperm üretimi ve spermlerin erkek üreme kanallarından geçerek meni içerisine ulaşması hakkında önemli bilgiler verir.

Test sırasında temel olarak semen hacmi, sperm konsantrasyonu, toplam sperm sayısı, hareketlilik ve morfoloji değerlendirilir.

Bazı örneklerde sperm canlılığına, beyaz kan hücrelerine ve semen pH değerine de bakılabilir.

Bir spermiogram sonucunu değerlendirirken yalnızca tek bir rakama odaklanmak doğru değildir.

Örneğin sperm konsantrasyonu normal görünen bir kişinin semen hacmi çok düşük olabilir. Başka bir kişide sperm sayısı yeterli olduğu halde ileri hareket eden sperm oranı düşük olabilir.

Bu nedenle değerlendirme bütün parametrelerin birlikte yorumlanmasını gerektirir.

Spermiogram neden istenir?

En sık neden çocuk sahibi olamayan çiftlerde erkek faktörünü değerlendirmektir.

Düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen yaklaşık 12 ay içerisinde gebelik oluşmayan çiftlerde hem kadın hem erkek eş zamanlı değerlendirilmelidir. Kadın partnerin yaşı veya çiftte bilinen başka bir üreme problemi varsa değerlendirmeye daha erken başlanabilir.

Spermiogram ayrıca varikosel bulunan erkeklerde, inmemiş testis öyküsünde, testis ameliyatlarından sonra, bazı hormon bozukluklarında veya kanser tedavisi öncesi ve sonrasında da kullanılabilir.

Vazektomi sonrasında menide sperm kalıp kalmadığını kontrol etmek amacıyla da semen analizi yapılabilir.

Spermiogram için kaç gün cinsel perhiz gerekir?

Dünya Sağlık Örgütü’nün güncel semen analizi standardında örneğin 2-7 günlük ejakülasyon perhizi sonrasında verilmesi önerilmektedir.

Buradaki perhiz yalnızca cinsel ilişkiyi değil, boşalmayla sonuçlanan mastürbasyonu da kapsar.

Bir günlük perhizle alınan örnek ile yedi günlük perhiz sonrasında alınan örnek aynı sonucu vermeyebilir. Bu nedenle farklı tarihlerde yapılan testlerin karşılaştırılabilmesi açısından perhiz süresinin mümkün olduğunca standart tutulması önemlidir.

“Ne kadar uzun beklersem sperm sayım o kadar iyi çıkar” düşüncesi doğru değildir. Çok uzun perhiz süresi bazı sperm özelliklerini olumsuz etkileyebilir.

Laboratuvarın verdiği hazırlık talimatına uyulmalıdır.

Sperm örneği nasıl verilir?

Örnek genellikle mastürbasyon yoluyla, laboratuvar tarafından verilen sperm için uygun ve temiz bir kaba alınır.

Ejakülatın tamamının kaba alınması önemlidir. Özellikle boşalmanın ilk bölümünün kaybedilmesi sperm sayısının olduğundan düşük ölçülmesine yol açabilir.

Örneğin bir kısmı dışarı döküldüyse bunun laboratuvara mutlaka bildirilmesi gerekir.

Sıradan prezervatifler sperm hareketini etkileyebilecek maddeler içerebildiği için semen örneği toplamak amacıyla kullanılmamalıdır. Benzer şekilde standart kayganlaştırıcı ürünler de sonuçları etkileyebilir.

Örnek laboratuvar dışında verilecekse taşıma süresi ve sıcaklık konusunda laboratuvarın talimatları izlenmelidir. WHO standardında analizin mümkün olduğunca kısa sürede ve en geç yaklaşık bir saat içerisinde başlatılması hedeflenmektedir.

Spermiogramda hangi değerlere bakılır?

Dünya Sağlık Örgütü’nün 6. baskı semen laboratuvar kılavuzundaki alt referans değerlerinden bazıları şöyledir:

Parametre WHO 6. Baskı Alt Referans Değeri
Semen hacmi 1,4 mL
Sperm konsantrasyonu 16 milyon/mL
Toplam sperm sayısı 39 milyon/ejakülat
Toplam hareketlilik %42
İleri hareketlilik %30
Canlı sperm oranı %54
Normal morfoloji %4

Bu rakamların yorumlanmasında önemli bir ayrıntı vardır.

Bunlar “bu değerin üzerindeysen kesin fertilsin, altındaysan kısırsın” sınırları değildir.

WHO bu değerleri, bir yıl içerisinde doğal gebelik elde etmiş yaklaşık 3.500 erkeğin semen sonuçlarının dağılımından elde edilen alt yüzdelik değerler olarak tanımlamaktadır.

Dolayısıyla örneğin sperm konsantrasyonu 15 milyon/mL çıkan bir erkeğin doğal yolla çocuk sahibi olamayacağı söylenemez. Aynı şekilde değerin 20 milyon/mL olması da gebeliği garanti etmez.

Semen hacmi neden önemlidir?

Semen hacmi boşalma sırasında çıkan toplam meni miktarıdır.

Güncel WHO alt referans değeri yaklaşık 1,4 mL’dir.

Düşük semen hacmi bazen örneğin eksik alınmasından kaynaklanabilir. Bunun dışında boşalma kanallarında tıkanıklık, seminal vezikül sorunları, retrograd ejakülasyon veya bazı hormonal bozukluklar araştırılabilir.

Özellikle semen hacmi çok düşük ve sperm sayısı da ciddi biçimde azalmışsa yalnızca “sperm üretimi düşük” şeklinde yorum yapmak yeterli değildir.

Spermin üretildiği testis kadar, spermin dışarı taşındığı kanallar da değerlendirilmelidir.

Sperm konsantrasyonu nedir?

Sperm konsantrasyonu bir mililitre menide kaç sperm bulunduğunu gösterir.

WHO’nun güncel alt referans değeri yaklaşık 16 milyon sperm/mL’dir.

Konsantrasyonun düşük olması klinikte oligozoospermi olarak adlandırılabilir. Ancak güncel WHO yaklaşımında semen değerlerinin tek tek kesin infertilite sınırları gibi kullanılmaması gerektiği özellikle vurgulanmaktadır.

Örneğin konsantrasyonu düşük olan bir erkeğin semen hacmi yüksekse toplam sperm sayısı düşünüldüğünden daha iyi olabilir.

Bu nedenle yalnızca “milyon/mL” değerine bakmıyoruz.

Toplam sperm sayısı neden farklıdır?

Toplam sperm sayısı, bütün ejakülat içerisindeki tahmini sperm miktarını gösterir.

Güncel alt referans değeri yaklaşık 39 milyon sperm/ejakülattır.

Basit bir örnek verelim.

Bir kişinin sperm konsantrasyonu 20 milyon/mL ve semen hacmi 3 mL ise toplam sperm sayısı yaklaşık 60 milyondur.

Başka bir kişinin konsantrasyonu yine 20 milyon/mL ancak semen hacmi yalnızca 1 mL ise toplam sperm sayısı yaklaşık 20 milyondur.

İki kişinin laboratuvar raporunda “20 milyon/mL” yazmasına rağmen toplam sperm üretimleri aynı değildir.

Bu nedenle WHO’nun güncel yaklaşımında toplam sperm sayısının da özellikle değerlendirilmesi önemlidir.

Sperm hareketliliği nedir?

Bir spermin yalnızca canlı olması yeterli değildir. Yumurta hücresine doğru ilerleyebilmesi de gerekir.

Spermiogramda hareketlilik farklı kategoriler altında değerlendirilir.

İleri doğru hareket eden spermler progresif hareketli sperm olarak tanımlanır. Yer değiştirmeden hareket eden spermler progresif olmayan gruptadır. Hiç hareket etmeyen spermler ise hareketsiz olarak değerlendirilir.

WHO 6. baskı referanslarında toplam hareketlilik için yaklaşık %42, progresif hareketlilik için yaklaşık %30 alt referans değeri bulunmaktadır.

Hareketliliğin düşük olması klinikte astenozoospermi olarak adlandırılabilir.

Ancak yine tek başına hareketlilik yüzdesi infertilite tanısı koydurmaz.

Sperm morfolojisi nedir?

Morfoloji, spermlerin mikroskop altında şekil özelliklerinin değerlendirilmesidir.

Spermin baş, boyun ve kuyruk yapısına bakılır. WHO 6. baskıda sıkı morfolojik değerlendirme kriterleri kullanılmaktadır.

Normal şekilli sperm için alt referans değeri yaklaşık %4’tür.

Bu oran ilk kez gören hastaları şaşırtabilir.

“Raporda sadece yüzde 4 normal sperm yazıyor. O zaman spermlerin yüzde 96’sı bozuk mu?” sorusu sık sorulur.

Morfoloji değerlendirmesi son derece katı kriterlerle yapılır. Bu nedenle %4’lük referans değeri günlük dildeki “spermlerin yalnızca yüzde 4’ü işe yarıyor” anlamına gelmez.

Morfoloji de sperm sayısı ve hareketlilik gibi diğer parametrelerle birlikte yorumlanmalıdır.

Yüzde 4 morfoloji ile çocuk sahibi olunabilir mi?

Evet, olabilir.

Tek başına morfoloji sonucu doğal gebeliğin olup olmayacağını kesin olarak belirlemez.

Normal morfolojinin %4 veya üzerinde olması WHO’nun referans popülasyonundaki alt sınırla uyumludur. Ancak %4’ün altında olması da doğal gebeliğin imkânsız olduğu anlamına gelmez.

Kadın partnerin yaşı, yumurtlama durumu, tüplerin durumu, toplam hareketli sperm sayısı ve infertilite süresi gibi birçok faktör gebelik ihtimalini etkiler.

Sperm sonucunu tek başına bir yüzdeye indirgemek bu nedenle doğru değildir.

Sperm canlılığı nedir?

Canlılık veya vitalite değerlendirmesi, hareketsiz görünen spermlerin gerçekten ölü olup olmadığını anlamaya yardımcı olur.

WHO 6. baskıda canlı sperm oranı için alt referans değeri yaklaşık %54’tür.

Ancak canlılık testi her semen örneğinde mutlaka yapılmaz. Güncel EAU yaklaşımında özellikle spermlerin %60’tan fazlası hareketsizse canlılık değerlendirmesinin yapılması önerilmektedir.

Çünkü sperm canlı olduğu halde hareket etmiyor olabilir.

Bu ayrım bazı ciddi hareket bozukluklarında önem kazanır.

Azoospermi ne demektir?

Azoospermi, ejakülatta sperm bulunmamasıdır.

Ancak raporda ilk incelemede sperm görülmemesiyle kesin azoospermi tanısı aynı şey değildir. Çok düşük sayıdaki spermleri yakalayabilmek için semen örneğinin santrifüj edilerek çökelti bölümünün dikkatli biçimde incelenmesi gerekebilir.

Az sayıda sperm bulunması kriptozoospermi olarak adlandırılabilir.

Gerçek azoospermi saptandığında bunun nedeninin araştırılması gerekir.

İki temel olasılık vardır: Testis sperm üretmekte zorlanıyor olabilir veya sperm üretilmesine rağmen üreme kanallarındaki bir tıkanıklık nedeniyle meniye ulaşamıyor olabilir.

Tedavi ve çocuk sahibi olma seçenekleri bu ayrımdan doğrudan etkilenir.

Sperm sayısının çok düşük çıkması neden önemlidir?

Özellikle ciddi oligozoospermi, yani sperm konsantrasyonunun çok düşük olduğu durumlarda yalnızca yaşam tarzına odaklanmak yeterli değildir.

Hormonal ve genetik nedenler araştırılabilir.

Güncel EAU kılavuzunda oligozoospermi ve azoospermi bulunan erkeklerde total testosteron, FSH ve LH içeren hormonal değerlendirmenin yapılması önerilmektedir.

Sperm konsantrasyonu 5 milyon/mL’nin altına düştüğünde kromozomal ve genetik bozuklukların görülme ihtimali artar.

Özellikle 1 milyon/mL veya daha düşük değerlerde Y kromozomu mikrodelesyonları açısından genetik inceleme daha fazla önem kazanır.

Bu testler her düşük sperm sonucunda otomatik olarak yapılmaz. Sonucun derecesine ve fizik muayene bulgularına göre planlanır.

Tek spermiogram yeterli midir?

Test normal sınırlar içerisinde ve klinik durumla uyumluysa tek bir analiz bazı hastalarda yeterli olabilir.

Ancak ilk spermiogram anormalse güncel EAU kılavuzu en az iki semen analizinin değerlendirilmesini önermektedir.

Bunun nedeni semen değerlerinin doğal olarak değişebilmesidir.

Yakın zamanda geçirilen ateşli hastalık, örneğin eksik verilmesi, farklı cinsel perhiz süresi, kullanılan ilaçlar veya laboratuvar koşulları sonucu etkileyebilir.

Dolayısıyla tek testte düşük sperm sayısı görülmesiyle kalıcı sperm üretim bozukluğu tanısı konmamalıdır.

Tekrar testinin ne zaman yapılacağı ise ilk sonuca ve hastanın klinik durumuna göre planlanmalıdır.

Ateşli hastalık spermiogram sonucunu etkileyebilir mi?

Evet.

Yüksek ateş geçici olarak sperm üretimini ve sperm kalitesini etkileyebilir. Testislerde sperm oluşumu uzun süren biyolojik bir süreçtir. Bu nedenle ciddi ateşli bir hastalığın etkileri hastalık iyileştikten sonra da bir süre semen analizine yansıyabilir.

Yakın zamanda yüksek ateş, ciddi enfeksiyon veya ağır bir sistemik hastalık geçirildiğinde bunun androloji değerlendirmesinde belirtilmesi gerekir.

Spermiogram sonucundaki bozulmanın kalıcı olduğunu düşünmeden önce bu tür geçici faktörler dikkate alınmalıdır.

Varikosel spermiogramı bozar mı?

Varikosel, testis çevresindeki toplardamarların genişlemesidir ve bazı erkeklerde sperm üretimi ile sperm kalitesini etkileyebilir.

Ancak varikoseli bulunan her erkekte infertilite gelişmez. Aynı şekilde spermiogramı bozuk olan her erkekte varikosel bulunmaz.

Muayenede varikosel saptanırsa hastanın semen sonuçları, testis hacimleri, çocuk sahibi olma süresi ve çiftin genel fertilite durumu birlikte değerlendirilir.

Sadece ultrasonda çok küçük bir varikosel görülmesi otomatik olarak ameliyat gerektiği anlamına gelmez.

Hormon testleri ne zaman yapılır?

Özellikle sperm sayısında belirgin azalma veya azoospermi varsa hormonal değerlendirme önemlidir.

FSH, LH ve total testosteron temel testler arasındadır.

FSH değerinin yüksek olması testisin sperm üretim kapasitesindeki bozukluk açısından fikir verebilir. Ancak normal FSH değeri, sperm üretiminin kesinlikle normal olduğu anlamına gelmez.

Benzer şekilde yüksek FSH bulunan azoospermik bir hastada testiste hiçbir bölgede sperm bulunamayacağı sonucu da çıkarılamaz.

Gerektiğinde prolaktin ve diğer hormonlar değerlendirmeye eklenebilir.

Testis muayenesi neden gerekir?

Spermiogram bir laboratuvar testidir ancak erkek infertilitesinin değerlendirilmesi laboratuvar raporuyla bitmez.

Testislerin büyüklüğü ve kıvamı, epididim ve sperm kanalları muayene edilir. Varikosel araştırılır.

Daha önce inmemiş testis ameliyatı, testis torsiyonu, kasık ameliyatı veya testis travması geçirilip geçirilmediği sorgulanır.

Anabolik steroid ve testosteron kullanımı özellikle önemlidir.

Çocuk sahibi olmak isteyen bir erkekte dışarıdan testosteron kullanılması sperm üretimini ciddi şekilde baskılayabilir ve bazı kişilerde azoospermiye kadar ilerleyebilir.

Bu nedenle “testosteronum düşük, testosteron kullanayım ve spermlerim artsın” yaklaşımı ters etki oluşturabilir.

Testosteron tedavisi sperm sayısını artırır mı?

Hayır. Çocuk sahibi olmayı planlayan bir erkekte dışarıdan testosteron verilmesi sperm üretimini artırmak yerine baskılayabilir.

Testis içerisindeki sperm üretimi için yalnızca kandaki testosteron düzeyi değil, hipofizden salgılanan LH ve FSH hormonlarıyla çalışan hormonal sistem gereklidir.

Dışarıdan testosteron alındığında bu sistem baskılanabilir ve testis içerisindeki sperm üretimi ciddi biçimde azalabilir.

Güncel EAU kılavuzu erkek infertilitesinin tedavisi amacıyla testosteron kullanılmamasını güçlü şekilde önermektedir.

Testosteron veya anabolik steroid kullanan erkeklerin infertilite değerlendirmesinde bunu mutlaka belirtmesi gerekir.

Sperm DNA fragmantasyonu spermiogramın parçası mıdır?

Standart spermiogramın rutin bir parçası değildir.

Sperm DNA fragmantasyonu, spermin genetik materyalindeki hasarı farklı yöntemlerle değerlendiren ileri bir testtir.

Her çocuk sahibi olamayan erkeğe yapılması gerekli değildir.

Güncel EAU kılavuzu sperm DNA fragmantasyon testini özellikle açıklanamayan erkek infertilitesi, tekrarlayan gebelik kayıpları veya yardımcı üreme tedavilerindeki başarısızlıklar gibi seçilmiş durumlarda önermektedir.

Spermiogram normal diye DNA fragmantasyonunun mutlaka normal olacağı söylenemez. Bunun tersi de geçerlidir.

Ancak testi gereksiz yere herkese uygulamak da doğru değildir.

Semende lökosit görülmesi ne anlama gelir?

Semen örneğinde beyaz kan hücreleri bulunabilir.

WHO ve EAU değerlendirmelerinde peroksidaz pozitif lökositlerin 1 milyon/mL’nin üzerinde bulunması lökositospermi açısından kullanılan eşiklerden biridir.

Ancak yüksek lökosit değeri otomatik olarak bakteriyel enfeksiyon anlamına gelmez.

İdrar veya genital enfeksiyon belirtileri, muayene bulguları ve gerekirse mikrobiyolojik testler birlikte değerlendirilmelidir.

Spermiogramda lökosit görüldü diye doğrudan antibiyotik başlanması doğru değildir.

Spermiogram bozuk çıkarsa hangi incelemeler yapılabilir?

Sonucun hangi bölümünün bozuk olduğuna göre değerlendirme değişir.

Sperm sayısında ciddi düşüklük varsa hormonal ve genetik testler gündeme gelebilir. Varikosel veya testis yapısıyla ilgili sorun düşünülüyorsa skrotal ultrason yapılabilir.

Semen hacminin çok düşük olduğu, azoospermi veya ciddi oligozoosperminin eşlik ettiği bazı hastalarda boşalma kanallarında tıkanıklık açısından transrektal ultrason gerekebilir.

Sperm DNA fragmantasyonu ve semen kültürü gibi testler de belirli hastalarda kullanılabilir.

Her spermiogram anormalliğinin arkasından aynı test paketini istemek doğru değildir.

Spermiogram sonucu düşükse doğal gebelik mümkün müdür?

Birçok durumda mümkündür.

Semen parametrelerinin referans değerlerin altında olması gebelik ihtimalini azaltabilir ancak doğal gebeliği otomatik olarak imkânsız hale getirmez.

Örneğin hafif düzeyde sperm sayı düşüklüğü bulunan genç bir çiftte, kadın partnerin üreme sağlığı iyi ve infertilite süresi kısa ise doğal gebelik oluşabilir.

Buna karşılık semen değerleri referans sınırlarında olan bir erkekte de çift başka nedenlerle gebelik elde edemeyebilir.

Bu nedenle erkek infertilitesinde spermiogram raporu değil, çift değerlendirilir.

Spermiogram sonucu tüp bebek gerekip gerekmediğini gösterir mi?

Tek başına göstermez.

Bazı ciddi semen bozukluklarında yardımcı üreme yöntemleri daha erken gündeme gelebilir. Ancak tedavinin IUI, IVF veya ICSI olması yalnızca sperm konsantrasyonuna bakılarak belirlenmez.

Toplam hareketli sperm sayısı, kadın partnerin yaşı, yumurtalık rezervi, tüplerin durumu, infertilite süresi ve daha önce uygulanan tedaviler birlikte değerlendirilir.

Erkekte tedavi edilebilir bir neden varsa bunun düzeltilmesi de seçenekler arasındadır.

Örneğin klinik varikosel, bazı hormonal hastalıklar veya sperm kanalındaki belirli tıkanıklıklar uygun hastalarda tedavi edilebilir.

Sperm kalitesini neler etkileyebilir?

Semen değerleri birçok faktörden etkilenebilir.

Sigara, obezite, yoğun alkol tüketimi, bazı uyuşturucu maddeler, anabolik steroidler, yüksek ısı maruziyeti ve bazı ilaçlar üreme sağlığını olumsuz etkileyebilir.

Geçirilmiş testis hastalıkları, inmemiş testis, enfeksiyonlar, genetik bozukluklar, hormonal sorunlar, kemoterapi ve radyoterapi de sperm üretimini etkileyebilir.

Ancak infertilite yaşayan her erkeğin sperm problemine mutlaka yaşam tarzının neden olduğunu düşünmek doğru değildir.

Bazen sağlıklı yaşayan bir erkekte ciddi genetik veya testiküler sperm üretim bozukluğu bulunabilir. Bu nedenle değerlendirme yalnızca “sigarayı bırak, vitamin kullan” düzeyinde kalmamalıdır.

Sperm artırıcı vitaminler kullanılmalı mı?

Antioksidan ve farklı besin destekleri erkek infertilitesinde oldukça yaygın kullanılmaktadır.

Ancak her spermiogram bozukluğunda aynı takviyenin yararlı olduğunu gösteren güçlü kanıt bulunmamaktadır. Özellikle nedeni araştırılmadan birden fazla takviyenin aylarca kullanılması tanısal süreci geciktirebilir.

Öncelikle sperm bozukluğunun derecesi ve olası nedeni değerlendirilmelidir.

Varikosel, hormon bozukluğu, genetik problem veya sperm kanalında tıkanıklık bulunan bir hastada yalnızca vitamin kullanarak sorunun çözülmesini beklemek doğru olmaz.

Erkek kısırlığı değerlendirmesinde yalnızca spermiogram yeterli midir?

Hayır.

Güncel EAU kılavuzu erkek infertilitesi değerlendirmesinde tıbbi ve üreme öyküsünün alınmasını, fizik muayene yapılmasını, semen analizinin değerlendirilmesini ve gerekli hormonal incelemelerin planlanmasını önermektedir.

Bazı hastalarda genetik testler ve görüntüleme de gerekir.

Erkekte özellikle çocukluk dönemindeki inmemiş testis, testis torsiyonu, kabakulak sonrası testis iltihabı, geçirilmiş kasık veya testis ameliyatları ve kanser tedavileri sorgulanmalıdır.

Testis muayenesi yapılmadan ve hastanın geçmişi bilinmeden yalnızca laboratuvar raporuna bakmak eksik bir değerlendirmedir.

Spermiogram sonucu nasıl okunmalı?

Rapor elinize geçtiğinde tek bir değeri kırmızı gördüğünüz için paniğe kapılmamak gerekir.

Öncelikle örneğin uygun şartlarda verilip verilmediği değerlendirilir. Ardından semen hacmi, konsantrasyon, toplam sperm sayısı, hareketlilik ve morfoloji birlikte incelenir.

Sonucun ne kadar bozuk olduğu önemlidir.

16 milyon/mL yerine 14 milyon/mL bulunmasıyla 500 bin/mL sperm bulunması aynı klinik durum değildir.

Benzer şekilde hiçbir sperm görülmemesi ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Rakam kadar, rakamın hangi hastada bulunduğu önemlidir.

Ne zaman üroloji ve androloji değerlendirmesi yapılmalı?

Bir yıl düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmadıysa erkek partnerin değerlendirilmesi gerekir. Bilinen testis hastalığı, inmemiş testis öyküsü, varikosel, kanser tedavisi veya ciddi semen bozukluğu varsa daha erken başvuru uygun olabilir.

Spermiogramda sperm sayısının belirgin düşük olması, hiç sperm görülmemesi veya birden fazla parametrenin ciddi şekilde bozuk bulunması durumunda ayrıntılı erkek infertilitesi değerlendirmesi yapılmalıdır.

Normal spermiogram sonucu da her zaman değerlendirmeyi sona erdirmez. Çift uzun süredir çocuk sahibi olamıyorsa erkek muayenesi ve diğer faktörlerin değerlendirilmesi gerekebilir.

Spermiogram erkek fertilitesi hakkında çok değerli bilgiler verir; ancak raporun kendisi bir tanı değildir. Asıl amaç düşük değeri görmek değil, neden düşük olduğunu ve çift açısından ne ifade ettiğini ortaya koymaktır.

Ankara’da spermiogram değerlendirmesi, erkek kısırlığı, varikosel, azoospermi, sperm sayı ve hareket bozuklukları Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün tarafından değerlendirilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Spermiogram için kaç gün cinsel perhiz gerekir?

WHO standardına göre örnek öncesinde 2-7 günlük ejakülasyon perhizi önerilir. Testler karşılaştırılacaksa perhiz sürelerinin benzer olması yararlıdır.

Sperm sayısı kaç olmalı?

WHO 6. baskıda sperm konsantrasyonu için alt referans değeri yaklaşık 16 milyon/mL, toplam sperm sayısı için ise 39 milyon/ejakülattır. Bunlar kesin fertil-kısır sınırları değildir.

Morfoloji yüzde 4 çıkarsa kötü müdür?

%4, WHO’nun sıkı morfoloji değerlendirmesindeki alt referans değeridir. Morfoloji tek başına çocuk sahibi olma ihtimalini belirlemez ve diğer semen parametreleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Spermiogram düşük çıkarsa tekrar yapılır mı?

Evet. İlk semen analizi anormalse güncel EAU kılavuzu en az iki semen analizinin değerlendirilmesini önermektedir.

Spermiogramda hiç sperm çıkmaması çocuk sahibi olunamayacağı anlamına mı gelir?

Hayır. Öncelikle azoosperminin doğrulanması ve nedeninin araştırılması gerekir. Tıkanıklığa bağlı veya sperm üretimine bağlı azoospermide farklı tedavi ve sperm elde etme seçenekleri bulunabilir.

İletişim

Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün
Kızılırmak Mah. 1450. Sk. No:1/43 Ankara Ticaret Merkezi B Blok Çankaya/Ankara
0312 285 80 32
info@yukselcemaygun.com

Benzer içerikler: