Böbrek Taşı Ağrısı Nereye Vurur?

Böbrek Taşı Ağrısı Nereye Vurur?
İçindekiler

Böbrek taşı ağrısı en sık belin yan tarafında, kaburgaların hemen altında ve böğür bölgesinde hissedilir. Taş böbrekten çıkarak üreter adı verilen idrar kanalında ilerledikçe ağrı alt karına, kasığa, erkeklerde testise, kadınlarda ise genital bölgeye doğru yayılabilir.

Ağrının yeri taşın idrar yolundaki konumuna göre değişebilir.

Bu nedenle böbrek taşı ağrısı her zaman “böbreğin üzerinde” kalmaz. Hasta başlangıçta belinin yan tarafında şiddetli ağrı hissederken birkaç saat sonra ağrıyı kasığında veya alt karın bölgesinde daha fazla hissetmeye başlayabilir.

Hatta bazı hastalarda taş mesaneye yaklaşınca böğür ağrısı azalır; bunun yerine sık idrara çıkma, ani sıkışma ve idrar yaparken yanma daha belirgin hale gelir.

Böbrek taşı neden bu kadar şiddetli ağrı yapar?

Böbreğin içerisinde bulunan her taş ağrı oluşturmaz.

Taş böbrekte uzun süre sessiz şekilde kalabilir. Asıl şiddetli ağrı çoğunlukla taş böbrekten çıkarak üretere girdiğinde ortaya çıkar.

Üreter, böbrekte oluşan idrarı mesaneye taşıyan ince bir kanaldır. Taş bu kanalda ilerlerken idrar akışını engelleyebilir. Üreter taşı aşağı doğru ilerletmeye çalışırken kasılır ve spazmlar oluşabilir.

Tıkanıklığın arkasında böbrek içerisinde basınç artması da ağrıya katkıda bulunur.

Bu tabloya renal kolik adı verilir.

Renal kolik birçok hastanın hayatında yaşadığı en şiddetli ağrılardan biri olarak tarif edilir.

Böbrek taşı ağrısı ilk olarak nerede başlar?

Tipik bir üreter taşı ağrısı sırtın veya belin yan tarafında, alt kaburgaların hemen altında başlayabilir.

Bu bölgeye böğür denir.

Ağrı çoğunlukla tek taraflıdır. Sağ üreterde taş varsa sağ böğürde, sol üreterde taş varsa sol tarafta hissedilir.

Ancak ağrının yeri sabit olmayabilir.

Taş üreter boyunca ilerledikçe ağrı da yukarıdan aşağıya doğru yer değiştirebilir. Bu hareket bazen hastaya taşın ilerlediği izlenimini verebilir.

Yine de yalnızca ağrının yerine bakarak taşın tam olarak hangi seviyede olduğunu kesin olarak söylemek mümkün değildir.

Böbrek taşı ağrısı bele vurur mu?

Evet.

Böbrek taşı ağrısının en sık hissedildiği bölgelerden biri bel ve böğür bölgesidir. Ancak klasik kas veya omurga kaynaklı bel ağrısından bazı özellikleriyle ayrılabilir.

Kas-iskelet sistemi ağrısı belirli hareketlerle artabilir, pozisyon değiştirmekle azalabilir veya belirli bir noktaya bastırıldığında belirginleşebilir.

Renal kolikte ise hasta çoğu zaman rahat bir pozisyon bulamaz.

Yatar, kalkar, döner, yürür ancak ağrıyı belirgin biçimde azaltacak bir pozisyon bulmakta zorlanabilir.

Bu ayrım yardımcı olabilir ancak kesin tanı sağlamaz. Bel ağrısı yaşayan her hastada taş olmadığı gibi taş hastalarının ağrısı da her zaman klasik biçimde ortaya çıkmaz.

Böbrek taşı ağrısı kasığa vurur mu?

Evet. Kasığa doğru yayılan ağrı üreter taşlarında oldukça tipiktir.

Özellikle taş üreterin orta ve alt bölümlerine doğru ilerledikçe ağrı belden alt karına ve kasığa doğru inebilir.

Hasta bazen ağrının “yer değiştirdiğini” tarif eder:

“Önce böbreğimin üzerinde ağrı vardı, şimdi kasığıma indi.”

Bu tarif üreter içerisinde ilerleyen bir taşta görülebilir.

Ancak kasık ağrısının fıtık, kas-iskelet sistemi sorunları, testis hastalıkları ve kadınlarda jinekolojik hastalıklar gibi çok sayıda başka nedeni bulunduğu unutulmamalıdır.

Böbrek taşı testise ağrı yapar mı?

Evet.

Erkeklerde özellikle üreterin alt bölümündeki bir taşın ağrısı aynı taraftaki testise ve skrotuma yayılabilir.

Bunun nedeni böbrek, üreter ve genital bölgenin bazı ortak sinir yollarını kullanmasıdır. Sorun testisin kendisinde olmadığı halde beyin ağrıyı testis bölgesinde algılayabilir. Buna yansıyan ağrı denir.

Bu nedenle bir hasta böbrek taşı sırasında “Testisim ağrıyor” diyebilir.

Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır.

Ani başlayan çok şiddetli testis ağrısı yalnızca böbrek taşına bağlanmamalıdır. Özellikle testiste şişlik, yukarı çekilme, hassasiyet, bulantı ve kusma varsa testis torsiyonu açısından acil değerlendirme gerekir.

Testis torsiyonunda tedavi süresi çok önemlidir.

“Daha önce taşım vardı, yine taştır” diyerek ani testis ağrısıyla beklemek doğru değildir.

Kadınlarda böbrek taşı ağrısı nereye vurabilir?

Kadınlarda da ağrı başlangıçta böğür ve bel bölgesinde hissedilebilir ve daha sonra alt karına ve kasığa yayılabilir.

Alt üreter taşlarında ağrı dış genital bölgeye, özellikle labial bölgeye doğru yansıyabilir.

Bu durum bazen jinekolojik ağrılarla karıştırılabilir.

Özellikle alt karın ağrısı bulunan kadınlarda yumurtalık kisti, over torsiyonu, dış gebelik ve farklı jinekolojik hastalıklar da ayırıcı tanıda düşünülmelidir.

Gebelik ihtimali bulunan bir hastada bu bilgi değerlendirme sırasında mutlaka belirtilmelidir.

Böbrek taşı alt karın ağrısı yapar mı?

Evet.

Taş üreterde aşağı doğru ilerledikçe alt karın ağrısı daha belirgin hale gelebilir.

Sağ taraftaki taş sağ alt karına, sol taraftaki taş ise sol alt karına ağrı yapabilir.

Özellikle sağ alt karın ağrısında apandisit ile üreter taşı belirtileri bazen birbirine benzeyebilir. Her iki durumda da bulantı, kusma ve belirgin ağrı görülebilir.

Bu nedenle yalnızca ağrının yerine bakarak tanı koymak doğru değildir.

Muayene, idrar testi ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleriyle ayrım yapılır.

Taş mesaneye yaklaşınca belirtiler değişir mi?

Evet.

Taş üreterin mesaneye girdiği alt bölgeye ulaştığında ağrının karakteri değişebilir.

Böğür ağrısının yanında veya onun yerine:

  • Sık idrara çıkma
  • Ani idrar sıkışması
  • İdrar yaparken yanma
  • Az miktarda idrar yapma hissi
  • Kasık veya genital bölgede ağrı

ortaya çıkabilir.

Bu belirtiler bazen sistitle karıştırılabilir.

Örneğin hasta sürekli tuvalete gitmek istediğini ancak her seferinde çok az idrar yaptığını söyleyebilir. Taş mesanenin hemen girişindeki üreteri tahriş ettiği için mesane sürekli doluymuş gibi sinyal oluşturabilir.

Böbrek taşı ağrısı dalga dalga mı gelir?

Klasik renal kolik çoğu zaman dalgalar halinde gelir.

Ağrı bir süre çok şiddetlenebilir, ardından bir miktar azalabilir ve daha sonra tekrar artabilir. Bunun nedeni üreterin taşı aşağı doğru ilerletmeye çalışırken yaptığı kasılmalardır.

Bu ağrı tamamen kaybolup tekrar başlayabileceği gibi arka planda sürekli bir ağrı üzerine şiddetlenen ataklar şeklinde de görülebilir.

Merck Manual’da renal kolik ataklarının sıklıkla 20-60 dakika süren döngüler halinde belirginleşebildiği belirtilmektedir.

Ancak bütün taş ağrıları aynı şekilde seyretmez.

Sürekli ağrı da taş hastalığında görülebilir.

Taş ağrısı ne kadar şiddetli olabilir?

Oldukça şiddetli olabilir.

Hasta yerinde duramayabilir, yatakta sürekli dönebilir veya odada yürümek isteyebilir. Terleme, solukluk, bulantı ve kusma eşlik edebilir.

Ağrının şiddeti yalnızca taşın büyüklüğünü göstermez.

Çok küçük bir taş üreteri tıkadığı veya hareket ettiği sırada son derece şiddetli ağrı oluşturabilir. Daha büyük bir taş ise bazen uzun süre böbrekte hareketsiz kaldığında hiç ağrı yapmayabilir.

Bu nedenle “Ağrım çok fazla, demek ki taş çok büyük” şeklinde bir çıkarım doğru değildir.

Büyük taş daha mı çok ağrı yapar?

Her zaman değil.

Ağrının oluşmasında taşın büyüklüğü kadar bulunduğu yer, idrar akışını ne ölçüde engellediği ve üreterin spazmı önemlidir.

Örneğin birkaç milimetrelik küçük bir taş üreter içerisinde hareket ederken çok şiddetli renal kolik oluşturabilir.

Buna karşılık böbreğin içerisinde bulunan daha büyük bir taş uzun süre belirti vermeyebilir.

Taşın boyutu tedavi kararında önemlidir ancak ağrı şiddetinden taş boyutunu tahmin etmek mümkün değildir.

Böbreğin içinde duran taş ağrı yapar mı?

Yapabilir ancak böbrekte bulunan taşların bir kısmı hiçbir belirti oluşturmaz.

Bazen başka bir nedenle yapılan ultrason veya tomografide tesadüfen böbrek taşı saptanabilir.

Şiddetli klasik renal kolik daha çok taşın üretere geçmesi ve idrar akımını engellemesiyle ilişkilidir.

Böbrek içerisinde bulunan bazı taşlar ise daha künt, rahatsız edici bir böğür ağrısı oluşturabilir.

Taşın varlığıyla ağrının gerçekten ilişkili olup olmadığını değerlendirirken başka ağrı nedenlerini de düşünmek gerekir.

Böbrek taşı mide bulantısı ve kusma yapar mı?

Evet.

Şiddetli renal kolik sırasında bulantı ve kusma oldukça sık görülür.

Bunun nedeni yalnızca ağrının şiddeti değildir. Böbrek ve üreterden gelen sinirsel uyarılar gastrointestinal sistemi de etkileyebilir.

Hasta ağrı nedeniyle su dahi içemeyecek kadar kusuyorsa tıbbi değerlendirme gerekir.

Devam eden kusma hem sıvı kaybına neden olabilir hem de ağızdan kullanılan ağrı kesici ilaçların etkili biçimde alınmasını engelleyebilir.

İdrarda kan taş belirtisi olabilir mi?

Evet.

Taş üreter duvarını tahriş ederken idrarda kan oluşabilir. İdrar pembe, kırmızı veya kahverengi görülebilir.

Bazı hastalarda ise kan yalnızca idrar tahlilinde mikroskobik olarak saptanır.

Bununla birlikte taş bulunan her hastada idrarda kan görülmez.

Ayrıca idrarda kanın tek nedeni taş değildir. İdrar yolu enfeksiyonları, prostat hastalıkları, böbrek ve mesane hastalıkları da kanamaya neden olabilir.

Özellikle gözle görülür idrar kanaması nedenine bakılmaksızın değerlendirilmelidir.

Böbrek taşı idrar yaparken yanma yapar mı?

Evet.

Özellikle taş mesaneye yaklaşmışsa idrar yaparken yanma, sıkışma ve sık idrara çıkma görülebilir.

Bu belirtiler idrar yolu enfeksiyonunda da görüldüğü için iki durum karışabilir.

İdrar tahlili bu ayrımda yardımcı olabilir.

Taşla birlikte enfeksiyon bulunması ise ayrıca önemlidir. Çünkü idrar yolunu tıkayan bir taşın arkasında enfeksiyon gelişmesi acil müdahale gerektirebilecek ciddi bir tablo oluşturabilir.

Ateş varsa yalnızca taş ağrısı olarak düşünülebilir mi?

Hayır.

Şiddetli böğür ağrısına ateş ve titreme eşlik ediyorsa enfeksiyon açısından dikkatli olmak gerekir.

Özellikle üreteri tıkayan bir taş aynı zamanda enfekte idrarın böbrekten boşalmasını engelliyorsa ciddi enfeksiyon ve sepsis gelişebilir.

Bu tablo ürolojik acildir.

Ateş ve titremeyle birlikte taş şüphesi bulunan hastanın evde taşın düşmesini beklemesi doğru değildir.

Güncel Avrupa Üroloji Derneği kılavuzunda enfeksiyon bulguları bulunan tıkalı böbreğin acil olarak boşaltılması gereken bir durum olduğu vurgulanmaktadır.

Böbrek taşı ağrısı ile böbrek enfeksiyonu ağrısı aynı mıdır?

Birbirine benzeyebilir ancak bazı farklılıklar bulunabilir.

Taş ağrısı çoğunlukla ani başlayan, çok şiddetli ve dalgalar halinde artıp azalan renal kolik şeklindedir. Hasta rahat bir pozisyon bulmakta zorlanabilir.

Böbrek enfeksiyonunda ise ağrı daha sürekli olabilir. Ateş, titreme, halsizlik ve idrar yaparken yanma gibi enfeksiyon belirtileri daha belirgin olabilir.

Ancak klinikte iki durum birlikte de bulunabilir.

Zaten en fazla dikkat gerektiren durumlardan biri budur: Taş nedeniyle idrar yolu tıkanmışken aynı zamanda enfeksiyon gelişmesi.

Bu nedenle ateşli hastada “taşım hareket ediyor” diyerek yalnızca ağrı kesici kullanmak doğru değildir.

Her bel ve böğür ağrısı böbrek taşı mıdır?

Hayır.

Bel ve yan ağrısının çok sayıda nedeni vardır.

Kas spazmları, bel fıtığı, omurga hastalıkları, böbrek enfeksiyonu, safra kesesi hastalıkları, bağırsak sorunları ve bazı jinekolojik hastalıklar taş ağrısını taklit edebilir.

Kas kaynaklı ağrılar çoğu zaman hareketle değişir ve belirli pozisyonlarda artıp azalabilir.

Böbrek taşı ağrısı ise genellikle hastanın rahat bir pozisyon bulamadığı, daha derin ve şiddetli bir ağrıdır.

Yine de yalnızca bu özelliklere bakarak kesin ayrım yapılamaz.

Özellikle ilk kez bu tür bir ağrı yaşayan hastada tanının görüntülemeyle doğrulanması gerekebilir.

Böbrek taşı ağrısı sırta vurur mu?

Evet.

Ağrı sırtın yan tarafına ve kaburgaların altındaki bölgeye yayılabilir.

Hastalar bunu bazen “böbreğimin arkasında”, “belimin tek tarafında” veya “kaburgamın altında” şeklinde tarif eder.

Bununla birlikte tam omurganın ortasında, hareketle belirgin biçimde değişen ağrı daha çok kas-iskelet sistemi kaynaklı olabilir.

Ağrının karakteri tek başına tanı koydurmadığı için eşlik eden idrar belirtileri önemlidir.

Sağ ve sol böbrek taşı ağrısı farklı mıdır?

Temel ağrı özellikleri aynıdır.

Sağ taraftaki taş genellikle sağ böğürden sağ alt karın ve sağ kasığa doğru yayılır. Sol taraftaki taş ise aynı yolu sol tarafta izleyebilir.

Sağ taraflı taş ağrısının apandisit veya safra kesesi hastalıklarıyla, kadınlarda ise yumurtalık kaynaklı sorunlarla karışması mümkündür.

Sol taraflı ağrıda bağırsak hastalıkları ve diğer karın içi sorunlarla ayırıcı tanı gerekebilir.

Bu nedenle hangi tarafta olduğu kadar eşlik eden bulgular da önemlidir.

Çocuklarda böbrek taşı ağrısı nerede olur?

Çocuklarda da taş ağrısı sırt, böğür, karın alt bölgesi veya kasıkta hissedilebilir.

Ancak özellikle küçük çocuklar ağrının yerini yetişkinler kadar iyi tarif edemeyebilir. Huzursuzluk, ağlama, kusma veya karın ağrısı ön planda olabilir.

İdrarda kan, sık idrara çıkma, idrar yaparken ağrı veya idrar miktarında azalma da görülebilir.

Çocuklarda böbrek taşı saptandığında yalnızca taşın düşürülmesiyle yetinmemek gerekir. Özellikle tekrarlayan, iki taraflı veya küçük yaşta başlayan taşlarda metabolik ve gerektiğinde genetik nedenler araştırılabilir.

Böbrek taşı nasıl teşhis edilir?

Ağrının öyküsü önemli olmakla birlikte kesin tanı için idrar ve görüntüleme incelemeleri gerekebilir.

İdrar tahlilinde kan, kristaller veya enfeksiyon bulguları araştırılabilir. Böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek için kan testleri istenebilir.

Ultrason radyasyon içermediği için önemli bir görüntüleme yöntemidir. Böbrekteki birçok taşı ve taşın oluşturduğu böbrek genişlemesini gösterebilir.

Ancak ultrason bütün üreter taşlarını göstermez.

Güncel Avrupa Üroloji Derneği kılavuzunda akut böğür ağrısıyla başvuran hastalarda ilk ultrason değerlendirmesinden sonra taş tanısını doğrulamak gerektiğinde kontrastsız bilgisayarlı tomografi önerilmektedir.

Tomografi taşın yerini, büyüklüğünü ve oluşturduğu tıkanıklığı daha ayrıntılı gösterebilir.

Ağrının kasığa inmesi taşın düşmek üzere olduğunu gösterir mi?

Her zaman değil.

Ağrının böğürden aşağıya ve kasığa doğru ilerlemesi taşın üreterin daha alt bölümlerine ulaştığını düşündürebilir.

Bu olumlu bir işaret olabilir ancak “taş kesin birkaç saat içinde düşecek” anlamına gelmez.

Taşın kendiliğinden düşme ihtimali büyüklüğüne ve bulunduğu yere bağlıdır. Özellikle küçük ve üreterin alt kısmında bulunan taşların kendiliğinden düşme olasılığı daha yüksektir.

Buna karşılık büyük veya üretere sıkışmış bir taş mesaneye yakın olsa bile müdahale gerektirebilir.

Tedavi kararında ağrının yeri değil, görüntülemede taşın gerçek konumu ve büyüklüğü dikkate alınır.

Ağrı birden kesilirse taş düşmüş müdür?

Olabilir ama kesin değildir.

Taş mesaneye geçtiğinde üreterdeki tıkanıklık ortadan kalkabilir ve renal kolik hızlı biçimde azalabilir.

Ancak ağrının geçmesi her zaman taşın vücuttan çıktığını göstermez.

Taş hareket etmeyi bırakmış olabilir veya tıkanıklık devam ettiği halde ağrı geçici olarak azalmış olabilir. Bazı idrar yolu tıkanıklıkları ciddi ağrı oluşturmadan da devam edebilir.

Bu nedenle takip önerilmiş bir hastanın yalnızca ağrısı geçti diye kontrollerini bırakması doğru değildir.

Özellikle taşın düştüğü görülmediyse veya görüntülemeyle doğrulanmadıysa takip gerekebilir.

Böbrek taşı ağrısında ne zaman acile gidilmeli?

Bazı belirtiler beklemeyi uygun olmaktan çıkarır.

Özellikle şu durumlarda hızlı tıbbi değerlendirme gerekir:

  • Ateş veya titreme
  • Kontrol edilemeyen şiddetli ağrı
  • Sürekli kusma
  • İdrar yapamama
  • İdrar miktarında ciddi azalma
  • Tek böbreği bulunan kişide taş şüphesi
  • Gebelik sırasında şiddetli böğür ağrısı
  • Genel durumda belirgin bozulma

Taşla birlikte ateş bulunması özellikle önemlidir.

Tıkanmış ve enfekte bir böbrekte yalnızca ağrı kesici veya antibiyotik kullanarak taşın kendiliğinden düşmesini beklemek yeterli olmayabilir. İdrar yolunun acil olarak stent veya nefrostomi ile boşaltılması gerekebilir.

Böbrek taşı ağrısında en önemli ipucu nedir?

Tek bir belirti yoktur.

Ani başlayan tek taraflı böğür ağrısı, ağrının kasık veya genital bölgeye yayılması, dalgalar halinde şiddetlenmesi, bulantı-kusma ve idrarda kan birlikteliği böbrek veya üreter taşı olasılığını artırır.

Ancak taş tanısı yalnızca ağrının tarifinden konulmamalıdır.

Özellikle ilk atakta veya belirtilerin klasik olmadığı durumlarda başka ciddi hastalıkların dışlanması gerekir.

Ağrının nerede başladığını ve nereye yayıldığını bilmek hekime taşın olası yeri hakkında fikir verir. Taşın gerçek büyüklüğü ve konumu ise gerektiğinde görüntülemeyle belirlenir.

Ankara’da böbrek taşı, üreter taşı, renal kolik, tekrarlayan taş hastalığı ve böbrek taşı tedavilerinin değerlendirilmesi Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün tarafından yapılmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Böbrek taşı ağrısı en çok nereye vurur?

Genellikle belin yan tarafında ve kaburgaların altında başlar. Taş üreterde aşağı ilerledikçe alt karına, kasığa ve genital bölgeye yayılabilir.

Böbrek taşı testise vurur mu?

Evet. Özellikle alt üreter taşı erkeklerde aynı taraftaki testise yansıyan ağrı oluşturabilir. Ancak ani ve şiddetli testis ağrısı testis torsiyonu açısından acil değerlendirilmelidir.

Böbrek taşı ağrısı sürekli mi olur?

Klasik renal kolik sıklıkla dalgalar halinde artıp azalır. Ancak bazı hastalarda arka planda devam eden sürekli bir ağrı da bulunabilir.

Böbrek taşı ağrısı sağ alt karına vurur mu?

Evet. Sağ üreter taşı sağ alt karına ve kasığa yayılan ağrı oluşturabilir. Bu nedenle bazı vakalarda apandisit ve diğer karın içi hastalıklarla ayırıcı tanı gerekebilir.

Böbrek taşı ağrısına ateş eşlik ederse ne yapılmalı?

Ateş ve titreme, taşla birlikte idrar yolu enfeksiyonunu düşündürebilir. Tıkalı ve enfekte böbrek ürolojik acil olabileceği için hızlı tıbbi değerlendirme gerekir.

İletişim

Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün
Kızılırmak Mah. 1450. Sk. No:1/43 Ankara Ticaret Merkezi B Blok Çankaya/Ankara
0312 285 80 32
info@yukselcemaygun.com

Benzer içerikler: