ESWL, böbrek ve üreter taşlarının vücut dışından gönderilen şok dalgalarıyla küçük parçalara ayrılmasını sağlayan, kesi yapılmadan uygulanan bir taş tedavisidir. Güncel kaynaklarda çoğunlukla SWL, yani “Shock Wave Lithotripsy” adı kullanılmaktadır.
Tedavinin temel amacı taşı ameliyatla doğrudan çıkarmak değil, dışarıdan gönderilen şok dalgalarıyla parçalayarak oluşan küçük taş parçalarının idrar yoluyla kendiliğinden atılmasını sağlamaktır.
Ancak her böbrek taşı ESWL için uygun değildir.
Taşın büyüklüğü kadar bulunduğu yer, sertliği, bilgisayarlı tomografideki yoğunluğu, böbreğin anatomisi ve hastanın vücut yapısı tedavinin başarı ihtimalini değiştirir.
Bu nedenle yalnızca “Taşım 8 mm, ESWL olur mu?” sorusuna milimetre üzerinden yanıt vermek doğru değildir.
Aynı büyüklükteki iki taştan biri ESWL için oldukça uygunken diğeri lazerle taş kırma açısından daha avantajlı olabilir.
ESWL taş kırma nasıl yapılır?
ESWL sırasında vücudun dışındaki bir cihaz taşın bulunduğu bölgeye odaklanır.
Şok dalgaları cilt ve diğer dokulardan geçerek taşa ulaşır. Tekrarlanan dalgalar taşı giderek küçük parçalara ayırır.
İşlem sırasında taşın yeri ultrason veya floroskopi yardımıyla takip edilebilir.
Parçalanan taşların tamamı işlem sırasında vücuttan çıkarılmaz.
Taş parçalarının sonraki günlerde veya haftalarda üreterden mesaneye ilerlemesi ve idrarla atılması beklenir.
Bu, ESWL ile üreteroskopik lazer tedavisi arasındaki önemli farklardan biridir.
Üreteroskopide taşa endoskopla ulaşılarak taş parçalanabilir ve bazı parçalar doğrudan dışarı alınabilir. ESWL’de ise vücuda herhangi bir endoskop sokulmadan dışarıdan tedavi yapılır.
ESWL’nin en önemli avantajı nedir?
En önemli avantajlarından biri girişimsel olmamasıdır.
Cilde kesi yapılmaz ve idrar kanalından endoskopla girilmesi gerekmez.
Birçok erişkin hastada genel anestezi gerektirmeden, uygun ağrı kontrolü veya sedasyon altında uygulanabilir.
İşlem sonrasında günlük yaşama dönüş genellikle endoskopik veya perkütan taş ameliyatlarına göre daha hızlıdır.
Ancak daha az girişimsel olması her zaman daha başarılı olduğu anlamına gelmez.
Bazı taşlarda tek seans yeterli olmaz ve birden fazla ESWL seansı gerekebilir.
Bu nedenle tedavi seçiminde yalnızca “ameliyatsız olması” değil, taşı tamamen temizleme ihtimali de değerlendirilmelidir.
Hangi böbrek taşları ESWL için daha uygundur?
Genel olarak küçük ve orta büyüklükteki böbrek taşları ESWL açısından daha uygun adaylardır.
2026 Avrupa Üroloji Derneği Kılavuzu’na göre böbrek pelvisinde veya böbreğin üst ve orta kalikslerinde bulunan taşlarda ESWL yaklaşık 20 mm’ye kadar etkili bir seçenek olabilir.
Ancak taş büyüdükçe tek seansla tamamen temizlenme ihtimali azalır.
Örneğin 7-8 mm böbrek taşı ile 18 mm böbrek taşının ESWL ile tedavisi aynı değildir.
18 mm taş parçalanabilir fakat daha fazla taş parçası oluşur, birden fazla seans gerekebilir ve parçaların üreterde birikme ihtimali artabilir.
Bu nedenle taşın çapı arttıkça lazerle taş tedavisi veya perkütan yöntemler de daha güçlü alternatifler haline gelir.
10 mm’den küçük böbrek taşı ESWL için uygun mudur?
Çoğu durumda uygun olabilir.
Özellikle böbreğin pelvis, üst veya orta bölümünde bulunan, çok sert olmayan ve cihazla rahatlıkla hedeflenebilen 10 mm’den küçük taşlarda ESWL iyi bir seçenek olabilir.
NICE kılavuzu da erişkinlerde 10 mm’den küçük böbrek taşlarında SWL’yi temel tedavi seçeneklerinden biri olarak önermektedir.
Ancak taş böbreğin alt kutbındaysa değerlendirme değişebilir.
Taşın kırılması ile parçaların böbrekten tamamen temizlenmesi aynı şey değildir.
Alt böbrek taşlarında ESWL neden daha az başarılı olabilir?
Böbreğin alt kısmında, yani alt kalikste bulunan taşlarda ESWL ile taş başarılı şekilde parçalanabilir ancak parçaların yukarı doğru hareket ederek böbrekten çıkması zor olabilir.
Yerçekimi ve böbreğin anatomik yapısı burada önemlidir.
Özellikle:
- Alt kaliksin uzun olması
- Taşın bulunduğu kanalın dar olması
- Kaliks ile böbrek pelvisi arasındaki açının dik olması
parçaların dışarı çıkmasını zorlaştırabilir.
Bu nedenle 1 cm’nin üzerindeki alt pol böbrek taşlarında fleksibl üreterorenoskopi veya perkütan yöntemler daha sık tercih edilebilir.
Güncel EAU Kılavuzu da alt polde 1 cm’nin üzerindeki taşlarda ESWL’nin etkinliğinin sınırlı olabileceğini ve RIRS veya PCNL seçeneklerinin değerlendirilmesini önermektedir.
20 mm’den büyük böbrek taşı ESWL ile kırılır mı?
Teknik olarak bazı büyük taşlar ESWL ile parçalanabilir ancak 2 cm’nin üzerindeki böbrek taşlarında genellikle ilk tercih değildir.
Taş büyüdükçe çok sayıda parçanın oluşması beklenir.
Bu parçalar üreter boyunca ilerlerken arka arkaya dizilerek idrar yolunu tıkayabilir. Bu tablo “steinstrasse”, yani taş yolu olarak adlandırılır.
Ayrıca büyük taşlarda birden fazla ESWL seansı ve ek girişimler gerekebilir.
Bu nedenle güncel kılavuzlarda 2 cm’nin üzerindeki böbrek taşlarında genellikle perkütan nefrolitotomi, yani PCNL ilk seçenek olarak önerilir.
ESWL daha çok PCNL’nin uygun olmadığı seçilmiş durumlarda gündeme gelebilir.
Üreter taşı ESWL ile kırılır mı?
Evet.
ESWL yalnızca böbrek taşlarında değil, uygun üreter taşlarında da kullanılabilir.
Özellikle cihazla rahatlıkla görüntülenebilen ve hedeflenebilen üreter taşlarında etkili olabilir.
10 mm’den küçük üreter taşları için ESWL önemli tedavi seçeneklerinden biridir.
Ancak taş üreter içerisinde uzun süredir sıkışmışsa, çevresinde ödem oluşmuşsa veya cihazla yeterince hedeflenemiyorsa başarı düşebilir.
Daha büyük üreter taşlarında üreteroskopi ve lazer tedavisi çoğu zaman daha hızlı taşsızlık sağlayabilir.
ESWL mi lazerle taş kırma mı daha iyidir?
Her hastada aynı cevap verilmez.
ESWL’nin avantajı daha az girişimsel olmasıdır.
Üreteroskopik lazer tedavisinin önemli avantajı ise taşın doğrudan görülerek parçalanması ve gerektiğinde parçaların çıkarılmasıdır.
Bu nedenle üreteroskopide tek seansta taşsız kalma ihtimali bazı taşlarda daha yüksek olabilir.
Özellikle:
- Büyük taş
- Sert taş
- Alt pol böbrek taşı
- Üretere sıkışmış taş
- Daha önce ESWL uygulanıp kırılmamış taş
bulunuyorsa lazer tedavisi daha uygun olabilir.
Buna karşılık küçük, uygun konumdaki ve şok dalgalarına duyarlı bir taşta ESWL ile endoskopik girişim gerekmeyebilir.
Tedavi seçimi hastaya göre yapılmalıdır.
Taşın sertliği ESWL başarısını etkiler mi?
Evet, oldukça önemlidir.
Bütün böbrek taşları aynı yapıda değildir.
Bazı taşlar şok dalgalarıyla kolay parçalanırken bazıları oldukça dirençlidir.
Özellikle:
- Kalsiyum oksalat monohidrat
- Brushite
- Sistin
taşları ESWL’ye daha dirençli olabilir.
Taşın yapısı daha önce düşürülen veya çıkarılan taşın laboratuvar analiziyle biliniyorsa tedavi seçiminde kullanılabilir.
Taş analizi bulunmuyorsa bilgisayarlı tomografide ölçülen taş yoğunluğu önemli bir ipucu verir.
Hounsfield Unit nedir?
Bilgisayarlı tomografide taşın yoğunluğu Hounsfield Unit, yani HU değeriyle ölçülebilir.
HU yükseldikçe taşın daha yoğun ve genellikle daha sert olduğu düşünülür.
Güncel EAU Kılavuzu, kontrastsız tomografide yoğunluğu 1000 HU’nun üzerinde olan homojen taşların ESWL ile daha zor parçalanabildiğini belirtmektedir.
Örneğin iki hastada da 10 mm taş bulunabilir.
Birinin taşı 500-600 HU civarında, diğerinin taşı 1200 HU olabilir.
Boyutları aynı olsa bile ESWL başarı ihtimalleri aynı değildir.
Bu nedenle modern taş tedavisinde yalnızca milimetre değil, tomografide taşın özellikleri de değerlendirilir.
Kilolu hastalarda ESWL yapılabilir mi?
Yapılabilir ancak başarı oranı düşebilir.
Burada yalnızca vücut kitle indeksine bakmak yeterli değildir.
Taş ile cilt arasındaki mesafe önemlidir.
Şok dalgasının vücudun dışından taşa kadar ulaşması gerekir. Taş cilt yüzeyinden çok uzaktaysa cihazın taşı etkili şekilde hedeflemesi ve yeterli enerji ulaştırması zorlaşabilir.
Güncel EAU Kılavuzu yüksek vücut kitle indeksinin ESWL başarısını azaltabileceğini ve uzun cilt-taş mesafesinin olumsuz bir başarı göstergesi olduğunu belirtmektedir.
İleri derecede obezite nedeniyle taş cihazla hedeflenemiyorsa ESWL uygun olmayabilir.
Bu durumda fleksibl üreterorenoskopi gibi alternatifler değerlendirilebilir.
Taşın cihazda görünmesi neden önemlidir?
Şok dalgalarının taşı kırabilmesi için taşın işlem sırasında doğru şekilde hedeflenmesi gerekir.
Taş floroskopide veya ultrasonla yeterince görüntülenemiyorsa ESWL başarısı düşebilir.
Solunum sırasında böbreğin hareket etmesi de taşın sürekli aynı noktada kalmamasına neden olur.
Bu nedenle işlem sırasında taşın konumu aralıklarla kontrol edilir ve hedefleme yeniden yapılabilir.
Taşın büyüklüğü kadar “hedeflenebilir olması” da ESWL adaylığının önemli parçasıdır.
İdrar yolu tıkalıysa ESWL yapılabilir mi?
Taşın altında idrar akımını engelleyen anatomik bir tıkanıklık bulunuyorsa ESWL uygun değildir.
Çünkü taş başarılı şekilde parçalansa bile parçaların dışarı çıkabileceği açık bir yol bulunması gerekir.
Örneğin taşın aşağısında üreter darlığı varsa parçalar o bölgede birikebilir.
Güncel EAU Kılavuzu taşa distal anatomik tıkanıklığı ESWL için kontrendikasyonlardan biri olarak kabul etmektedir.
Bu tür durumlarda önce tıkanıklığın nedeni değerlendirilir ve farklı tedaviler planlanabilir.
İdrar yolu enfeksiyonu varsa ESWL yapılır mı?
Kontrol altına alınmamış aktif idrar yolu enfeksiyonu varken ESWL yapılmamalıdır.
Taş içerisinde veya idrar yollarında bakteri bulunması işlem sonrasında ciddi enfeksiyon gelişme riskini artırabilir.
Bu nedenle taş tedavisi öncesinde idrar tahlili ve gerektiğinde idrar kültürü yapılabilir.
Enfeksiyon varsa önce uygun şekilde tedavi edilir.
Güncel EAU yaklaşımına göre steril idrarı bulunan hastalarda rutin antibiyotik verilmesi gerekli değildir. Ancak bakteriüri, enfekte taş veya enfeksiyon şüphesi varsa antibiyotik planı farklı olabilir.
Ateşli ve tıkalı böbrekte ESWL yapılır mı?
Hayır, acil yaklaşım farklıdır.
Taş üreteri tıkamış ve hastada ateş, titreme veya sepsis bulguları gelişmişse öncelik taşı kırmak değildir.
Önce enfekte böbreğin güvenli şekilde boşaltılması gerekir.
Bunun için üreter stenti veya perkütan nefrostomi kullanılabilir.
Enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra taşın kalıcı tedavisi planlanır.
Ateşli tıkalı böbrek ürolojik acildir.
Kan sulandırıcı kullanan hastaya ESWL yapılır mı?
ESWL kanama açısından dikkate alınması gereken bir işlemdir.
Şok dalgaları böbrek dokusunda ve çevresinde küçük damar hasarlarına neden olabilir. Bu nedenle kanama bozukluğu bulunan veya bazı antikoagülan ve antiagregan ilaçları kullanan hastalarda böbrek çevresinde hematom riski artabilir.
Kan sulandırıcı ilacın yalnızca taş tedavisi yapılacak diye kişinin kendi kararıyla kesilmesi tehlikelidir.
İlacın neden kullanıldığı, pıhtılaşma riski ve ne kadar süre kesilebileceği ilgili hekimle birlikte değerlendirilmelidir.
Kan sulandırıcının güvenli şekilde kesilemediği hastalarda üreteroskopik tedavi bazı durumlarda ESWL’ye göre daha uygun seçenek olabilir.
Gebelikte ESWL yapılır mı?
Hayır.
Gebelik ESWL için kesin kontrendikasyonlardan biridir.
Şok dalgalarının fetüs üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle gebelik döneminde ESWL uygulanmaz.
Gebelikte taş hastalığı çoğunlukla öncelikle konservatif olarak takip edilir.
Müdahale zorunlu hale gelirse üreter stenti, nefrostomi veya uygun hastalarda üreteroskopi değerlendirilebilir.
Gebelik şüphesi bulunan hastanın ESWL öncesinde bunu mutlaka hekime bildirmesi gerekir.
Anevrizması olan hastalarda ESWL yapılabilir mi?
Taşın yakınında arteriyel anevrizma bulunması ESWL açısından önemli bir risk oluşturabilir.
Şok dalgalarının damar duvarı üzerindeki etkisi nedeniyle özellikle tedavi alanına yakın anevrizmalarda ESWL uygun olmayabilir.
Bu nedenle hastanın bilinen damar hastalıkları ve daha önce çekilmiş görüntülemeleri tedavi planlanırken değerlendirilmelidir.
Yüksek tansiyonu olan herkes ESWL yaptıramaz mı?
Hayır.
Kontrollü hipertansiyonu bulunan hastalarda ESWL tamamen yasak değildir.
Buradaki sorun kontrolsüz yüksek tansiyondur.
İşlem öncesinde kan basıncının uygun şekilde kontrol altında olması gerekir.
Hastanın kullandığı ilaçlar ve diğer kalp-damar hastalıkları da değerlendirilir.
ESWL öncesinde tomografi gerekli midir?
Her hastada aynı görüntüleme yöntemi kullanılmaz ancak kontrastsız bilgisayarlı tomografi tedavi planında oldukça değerli bilgiler sağlayabilir.
Tomografi ile:
- Taşın büyüklüğü
- Taşın tam yeri
- Taşın yoğunluğu
- Cilt ile taş arasındaki mesafe
- Böbrek anatomisi
- Üreterdeki tıkanıklık
değerlendirilebilir.
Bunların neredeyse tamamı ESWL başarısını etkileyebilir.
Dolayısıyla tomografi yalnızca “taş var mı?” sorusuna cevap vermez; hangi tedavinin daha uygun olacağını belirlemeye de yardımcı olur.
ESWL tek seansta taşı tamamen kırar mı?
Her zaman değil.
Küçük ve uygun yapıdaki bazı taşlarda tek seans yeterli olabilir.
Daha büyük veya sert taşlarda birden fazla seans gerekebilir.
İlk seansta taş yalnızca kısmen parçalanabilir.
Tedavi sonrasında görüntüleme yapılarak taşın ne kadar parçalandığı ve kalan taş yükü değerlendirilir.
Tekrar tekrar ESWL uygulamasına rağmen taş yeterince kırılmıyorsa aynı tedaviyi sürdürmek yerine üreteroskopi veya başka bir taş tedavisine geçmek daha uygun olabilir.
ESWL sonrasında taş parçaları nasıl çıkar?
Kırılan parçalar böbrekten üretere, oradan mesaneye ilerler ve idrarla dışarı atılır.
Bu süreç tamamen ağrısız olmak zorunda değildir.
Parçalar üreterden geçerken:
- Böğür ağrısı
- Kasık ağrısı
- İdrarda kan
- İdrar yaparken yanma
- Sık idrara çıkma
görülebilir.
Özellikle fazla miktarda taş parçası oluşmuşsa parçalar üreter içerisinde arka arkaya birikebilir.
Bu nedenle ESWL sonrasında doktorun önerdiği takip önemlidir.
ESWL öncesinde DJ stent takılır mı?
Rutin olarak her hastaya takılması gerekmez.
Güncel kılavuzlar yetişkinlerde ESWL öncesinde rutin stent uygulamasının taşsızlık oranını artırmadığını belirtmektedir.
Ancak büyük taş yükü, tek böbrek veya tıkanıklık riski gibi özel durumlarda stent gerekebilir.
Dolayısıyla “ESWL yapılacaksa önce mutlaka stent takılır” şeklinde bir kural yoktur.
Karar hastaya göre verilir.
Çocuklarda ESWL yapılabilir mi?
Evet.
ESWL çocukluk çağı taş hastalığında da kullanılan önemli tedavilerden biridir.
Çocuklarda üreter daha kısa ve dokular daha ince olduğu için şok dalgası tedavisi etkili olabilir.
2026 EAU Çocuk Ürolojisi Kılavuzu çocuklarda çapı yaklaşık 20 mm’ye kadar olan uygun böbrek taşlarını ESWL için iyi adaylar arasında değerlendirmektedir.
10 mm’den küçük, tek ve cihazla hedeflenebilen üreter taşlarında da ESWL ilk seçeneklerden biri olabilir.
Ancak çocuklarda taşın sertliği, yeri ve anatomik yapı yine önemlidir.
Özellikle 10 mm’den büyük, üretere sıkışmış, sistin veya kalsiyum oksalat monohidrat yapısındaki taşlarda başarı azalabilir.
Çocukluk çağında taş görüldüğünde tedavinin yanında metabolik nedenlerin araştırılması da gerekir.
Çocuklarda ESWL anestezi gerektirir mi?
Çocuğun yaşına ve işleme uyumuna göre değişir.
Küçük çocukların işlem sırasında hareketsiz kalması zor olduğu için sedasyon veya genel anestezi gerekebilir.
Daha büyük ve uyumlu çocuklarda daha hafif ağrı kontrolü yöntemleri kullanılabilir.
Çocuklarda radyasyon maruziyetini azaltmak amacıyla mümkün olduğunda ultrasonla hedefleme de önemlidir.
Sistin taşı ESWL için uygun mudur?
Sistin taşları ESWL’ye dirençli taşlardan biridir.
Bu taşlar şok dalgalarıyla yeterince parçalanmayabilir.
Aynı durum brushite ve yoğun kalsiyum oksalat monohidrat taşlarında da görülebilir.
Bu nedenle daha önce taş analizi yapılmış ve ESWL’ye dirençli bir taş türü saptanmışsa tedavi seçimi buna göre yapılır.
Bazı hastalarda fleksibl üreterorenoskopi ve lazer daha yüksek başarı sağlayabilir.
Ürik asit taşı ESWL ile kırılır mı?
Ürik asit taşlarında farklı bir özellik vardır.
Bu taşların bir bölümü idrar pH’sı uygun şekilde yükseltilerek ilaçla eritilebilir.
Bu nedenle bilinen ürik asit taşında doğrudan ESWL yapmak her zaman ilk seçenek olmayabilir.
Uygun hastalarda oral kemoliz, yani idrarı alkalileştirerek taşı çözme tedavisi düşünülebilir.
Taşın türünün bilinmesi bu yüzden önemlidir.
ESWL sonrası böbreğe zarar gelir mi?
ESWL tamamen etkisiz bir işlem değildir; şok dalgaları taşın çevresindeki böbrek dokusunu da etkileyebilir.
İşlem sonrasında idrarda geçici kan görülmesi sık karşılaşılan durumlardan biridir.
Nadiren böbrek çevresinde hematom oluşabilir.
Ciddi komplikasyonlar uygun hasta seçimi ve doğru teknikle seyrektir.
Kanama bozukluğu, kontrolsüz hipertansiyon ve kan sulandırıcı kullanımı gibi durumların işlem öncesinde değerlendirilmesinin nedeni de budur.
ESWL sonrası ne zaman doktora başvurulmalıdır?
Taş parçaları atılırken hafif veya orta düzeyde renal kolik görülebilir.
Ancak bazı bulgular normal takip sürecinin dışında değerlendirilmelidir.
Özellikle:
- Ateş veya titreme
- Ağrı kesiciyle kontrol edilemeyen şiddetli ağrı
- İdrar yapamama
- İdrar miktarında belirgin azalma
- Sürekli kusma
- Yoğun veya devam eden kanama
- Genel durumda belirgin bozulma
varsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Taş parçalarının üreteri tamamen tıkaması veya enfeksiyon gelişmesi ek müdahale gerektirebilir.
ESWL için en uygun hasta kimdir?
Tek bir özellik üzerinden tanımlanamaz.
Genellikle daha uygun aday:
- Taşı küçük veya orta büyüklükte olan
- Taşı böbreğin pelvis, üst veya orta bölümünde bulunan
- Taşı 1000 HU’nun altında veya nispeten kolay parçalanabilir özellikte olan
- Taşı cihazla rahatlıkla hedeflenebilen
- Cilt-taş mesafesi uygun olan
- Aktif idrar yolu enfeksiyonu bulunmayan
- Taşın altında idrar akımını engelleyen anatomik darlığı olmayan
- Kanama riski kontrol altında olan
- Gebe olmayan
hastadır.
Buna karşılık 2 cm’den büyük, çok sert, alt polde uygun olmayan anatomide bulunan veya taşın altında darlık bulunan taşlarda farklı tedaviler daha başarılı olabilir.
ESWL kararında yalnızca taşın mm’sine bakmak neden yanlış?
Çünkü ESWL başarısı birkaç faktörün aynı anda uygun olmasına bağlıdır.
Örneğin iki hastanın da böbreğinde 9 mm taş olduğunu düşünelim.
Birinci hastanın taşı böbrek pelvisinde, yoğunluğu 600 HU ve cilt-taş mesafesi kısa olsun.
İkinci hastanın taşı alt kalikste, yoğunluğu 1250 HU ve cilt-taş mesafesi uzun olsun.
Kağıt üzerinde ikisi de 9 mm’dir.
Ancak ESWL açısından aynı hasta değildir.
Birinci hastada tedavinin başarı ihtimali oldukça yüksek olabilirken ikinci hastada fleksibl üreterorenoskopi daha uygun hale gelebilir.
Taş tedavisinde doğru soru bu nedenle yalnızca “Taş kaç milimetre?” değildir.
“Nerede, ne kadar sert ve hangi anatomide?” sorularını da sormak gerekir.
Ankara’da böbrek taşı, üreter taşı, ESWL taş kırma, lazerle taş kırma, fleksibl üreterorenoskopi ve diğer endoskopik taş tedavilerinin değerlendirilmesi Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün tarafından yapılmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
ESWL kaç mm taşa yapılır?
Kesin bir milimetre sınırı yoktur. ESWL özellikle küçük ve orta büyüklükteki taşlarda etkilidir; böbreğin üst, orta veya pelvis bölgesindeki uygun taşlarda yaklaşık 20 mm’ye kadar değerlendirilebilir. 2 cm üzerindeki böbrek taşlarında genellikle PCNL ön plana çıkar.
10 mm böbrek taşı ESWL ile kırılır mı?
Çoğu uygun 10 mm böbrek taşı ESWL ile tedavi edilebilir. Ancak taşın yeri, sertliği, HU değeri ve böbreğin anatomisi başarı ihtimalini belirler.
ESWL mi lazer mi daha başarılıdır?
Taşa göre değişir. Üreteroskopik lazer bazı taşlarda daha yüksek tek seans taşsızlık sağlayabilir; ESWL ise daha az girişimseldir. Tedavi seçimi taşın özelliklerine ve hastaya göre yapılır.
ESWL kimlere yapılmaz?
Gebelik, kontrol altına alınmamış idrar yolu enfeksiyonu, düzeltilmemiş kanama bozukluğu, taşı hedeflemeyi engelleyen ciddi obezite veya iskelet bozukluğu, taşa yakın arteriyel anevrizma ve taşın altında anatomik tıkanıklık önemli kontrendikasyonlardır.
ESWL sonrası taş hemen düşer mi?
Her zaman değil. Taş parçaları sonraki günlerde veya haftalarda idrarla atılabilir. Bu sırada böğür ağrısı, kasık ağrısı veya idrarda geçici kan görülebilir.
İletişim
Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün
Kızılırmak Mah. 1450. Sk. No:1/43 Ankara Ticaret Merkezi B Blok Çankaya/Ankara
0312 285 80 32
info@yukselcemaygun.com