Çocuklarda ürolojik olarak zararlı olabilecek beslenme alışkanlıkları

Çocuklarda ürolojik olarak zararlı olabilecek beslenme alışkanlıkları
İçindekiler

Çocuklarda beslenme alışkanlıkları yalnızca büyüme, kilo veya diş sağlığını etkilemez. Yetersiz su tüketimi, liften fakir beslenme, aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalar, çok fazla şekerli ve kafeinli içecek tüketimi mesane ve idrar yollarıyla ilgili bazı sorunların ortaya çıkmasını veya mevcut şikâyetlerin artmasını kolaylaştırabilir.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Tek bir yiyecek “idrar yolu enfeksiyonu yapar” veya “böbrek taşı oluşturur” şeklinde düşünülmemelidir.

Çocuğun gün içerisindeki toplam beslenme ve sıvı düzenine bakmak gerekir.

Örneğin sürekli paketli atıştırmalık yiyen, sebze-meyve tüketmeyen, su yerine kola içen ve okulda idrarını saatlerce tutan bir çocukta kabızlık, koyu idrar, sıkışma ve işeme sorunları birbirini besleyebilir.

Çocuk ürolojisinde bu nedenle yalnızca mesaneye değil, çocuğun günlük yaşam alışkanlıklarına da bakıyoruz.

Su yerine şekerli içecek tüketmek neden sorun olabilir?

Çocukların temel sıvı kaynağı su olmalıdır.

Gazlı içecekler, şekerli meyve içecekleri, aromalı içecekler ve benzeri ürünler sıvı içeriyor olsa da suyun yerine düzenli olarak tüketilmesi doğru değildir.

Şekerli içeceklerin sık tüketilmesi çocuğun sade su içme alışkanlığını azaltabilir. Aynı zamanda gereksiz kalori alımına, kilo artışına ve uzun vadede metabolik problemlere katkıda bulunabilir.

Böbrek taşı açısından da yeterli su tüketimi oldukça önemlidir. İdrar miktarı azaldığında taş oluşturabilecek mineraller idrar içerisinde daha yoğun hale gelir.

Bu nedenle özellikle böbrek taşı öyküsü bulunan çocuklarda en temel önerilerden biri yeterli sıvı ve öncelikle su tüketimidir.

Aşırı şeker yemek çocuğun sık idrara çıkmasına neden olur mu?

Burada doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmamak gerekir.

Sağlıklı bir çocukta bir gün fazla tatlı yemek tek başına doğrudan aşırı idrar üretimine neden olmaz.

Ancak uzun süreli yüksek şeker tüketimi sağlıklı beslenme düzenini bozabilir, fazla kilo ve metabolik sorunlara zemin hazırlayabilir.

Aşırı susama ve çok miktarda idrar yapma özellikle kan şekeri yüksekliğinde görülebilen önemli belirtilerdir. Çocuk sürekli su istiyor, gece de su içmek için uyanıyor ve normalden çok daha fazla idrar yapıyorsa yalnızca beslenmeye bağlanmamalıdır.

Bu durumda diyabet gibi hastalıkların değerlendirilmesi gerekir.

Yani “şeker yedi, o yüzden çok idrar yapıyor” demeden önce gerçek bir poliüri olup olmadığına bakmak gerekir.

Şekerli gıdalar kabızlığı artırabilir mi?

Doğrudan yalnızca şeker nedeniyle kabızlık oluştuğunu söylemek doğru olmaz. Ancak şekerli ve işlenmiş gıdaların fazla tüketildiği çocuklarda önemli bir sorun ortaya çıkar: Bu yiyecekler liften zengin gıdaların yerini almaya başlar.

Çocuk meyve, sebze, baklagil ve tam tahıllı ürünler yerine sürekli bisküvi, çikolata, kek ve paketli atıştırmalık tüketiyorsa günlük lif alımı yetersiz kalabilir.

Lif ve yeterli sıvı tüketiminin az olması kabızlığı kolaylaştırabilir.

Kabızlık ise çocuk ürolojisi açısından düşündüğümüzden çok daha önemlidir.

Kabızlığın mesaneyle ne ilgisi vardır?

Mesane ve bağırsağın son kısmı pelvis içerisinde birbirine çok yakın bulunur.

Rektumun dışkıyla sürekli dolu olması mesanenin rahat biçimde dolmasını ve boşalmasını etkileyebilir.

Kabızlığı bulunan çocuklarda:

  • Gündüz idrar kaçırma
  • Ani sıkışma
  • Sık idrara çıkma
  • İdrarı uzun süre tutma
  • Mesanenin tam boşalamaması
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları

daha sık görülebilir.

Güncel çocuk ürolojisi yaklaşımında kabızlık ile mesane sorunlarının birlikte bulunmasına mesane-bağırsak disfonksiyonu adı verilir.

Bu nedenle idrar kaçıran bir çocuğa “Daha az su iç” demek bazen tam tersine sorunu artırabilir. Önce bağırsak ve mesane düzeninin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Çocuk her gün kaka yapıyorsa kabız değildir diyebilir miyiz?

Hayır.

Çocuk her gün dışkıladığı halde kabız olabilir.

Dışkının çok sert olması, klozeti tıkayacak kadar büyük olması, dışkılarken ağrı yaşaması veya çocuğun kaka yapmamak için bacaklarını sıkması kabızlığı düşündürebilir.

İç çamaşırına dışkı bulaşması da uzun süren kabızlığın belirtilerinden biri olabilir.

Bu nedenle beslenmeyi değerlendirirken yalnızca dışkılama sıklığına bakmıyoruz.

Çocuğun yeterli lif alıp almadığını, su içip içmediğini ve tuvaletini düzenli yapıp yapmadığını da sorguluyoruz.

Kola çocuklarda mesaneyi etkiler mi?

Etkileyebilir.

Kolalı içeceklerin önemli bir bölümünde kafein, şeker ve karbonasyon bulunur.

Kafein bazı çocuklarda idrar üretimini veya sıkışma hissini artırabilir. Gazlı içecekler de hassas mesanesi bulunan bazı çocuklarda sıkışma ve sık idrara çıkma şikâyetlerini artırabilir.

Özellikle aşırı aktif mesanesi veya gündüz idrar kaçırması bulunan çocuklarda kafeinli ve gazlı içeceklerin azaltılması yararlı olabilir.

Buradaki amaç “kola içti, mesanesi bozuldu” demek değildir.

Sorun bu tür içeceklerin sık tüketilmesi ve suyun yerini almasıdır.

Çocuklar kahve içebilir mi?

Küçük çocukların günlük sıvı ihtiyacını kahve, enerji içeceği veya kafeinli içeceklerden karşılaması uygun değildir.

Kafein mesane üzerinde uyarıcı etki oluşturabilir. Bazı çocuklarda sık idrara çıkma, ani sıkışma ve gece uykusunun bozulmasına katkıda bulunabilir.

Özellikle ergenlerde kahve, soğuk kahve ve enerji içecekleri giderek daha sık tüketiliyor.

Bir çocuk veya genç gün boyunca çok az su içiyor ancak birkaç bardak kafeinli içecek tüketiyorsa “Yeterince sıvı alıyor” şeklinde düşünmemek gerekir.

Temel içecek yine su olmalıdır.

Enerji içecekleri neden uygun değildir?

Enerji içeceklerinde yüksek miktarda kafeinin yanı sıra şeker ve farklı uyarıcı maddeler bulunabilir.

Çocuk ve ergenlerde bu ürünlerin düzenli tüketilmesi önerilmez.

Ürolojik açıdan bakıldığında yüksek kafein tüketimi sıkışma ve işeme sıklığını artırabilir. Şekerli ürünlerin düzenli tüketimi ise kilo ve metabolik sağlık açısından ek sorun oluşturabilir.

Daha önemli nokta şudur: Enerji içeceği, spor içeceği veya aromalı içecek “su içmek” ile aynı şey değildir.

Özellikle sıcak havada veya spor sırasında kaybedilen sıvının büyük bölümünün suyla yerine konması daha doğrudur.

Az su içmek böbrek taşı riskini artırır mı?

Evet.

Çocuklarda böbrek taşı açısından değiştirilebilir en önemli alışkanlıklardan biri yeterli sıvı tüketimidir.

Çocuk az su içtiğinde idrar miktarı azalır ve daha yoğun hale gelir. Taş oluşturabilecek minerallerin idrardaki konsantrasyonu artabilir.

Özellikle sıcak havalarda, yoğun spor yapan çocuklarda veya çok terleyen ergenlerde sıvı ihtiyacı daha yüksek olabilir.

Böbrek taşı geçirmiş bir çocukta yeterli idrar üretimini sağlamak taşın tekrarını önleme planının temel parçalarından biridir.

İdrarın rengine bakarak yeterli su içildiği anlaşılır mı?

Kabaca fikir verebilir.

Yeterli sıvı alan bir çocuğun idrarı genellikle açık sarı veya oldukça açık renklidir. İdrar sürekli koyu sarıysa sıvı alımı yetersiz olabilir.

Ancak idrarın tamamen renksiz olması gibi bir hedef de gerekli değildir.

Vitaminler, bazı ilaçlar ve tüketilen gıdalar idrar rengini değiştirebilir.

Bu nedenle yalnızca renge bakarak tıbbi değerlendirme yapılmaz.

Pratik olarak çocuğun gün içerisinde düzenli su tüketmesi ve idrarın sürekli koyu, yoğun görünmemesi hedeflenebilir.

Çok su içirmek daha mı iyidir?

Her zaman değil.

Yeterli sıvı tüketmek ile çocuğu zorla aşırı miktarda su içirmeyi birbirinden ayırmak gerekir.

Çocuğun ihtiyacı yaşına, kilosuna, hava sıcaklığına, aktivitesine ve sağlık durumuna göre değişir.

Özellikle sürekli sık idrara çıkan bir çocuğa “Mesanesi temizlensin” diye durmadan su içirmek şikâyetleri daha da artırabilir.

Aynı şekilde böbrek veya kalp hastalığı bulunan bazı çocuklarda özel sıvı planları gerekebilir.

Amaç çok su değil, yeterli ve düzenli sıvıdır.

Sıvıyı gün boyunca nasıl dağıtmak gerekir?

Çocuk bütün gün neredeyse hiç su içmeyip akşam eve geldiğinde büyük miktarda sıvı tüketmemelidir.

Sıvının gün içine yayılması daha doğru bir alışkanlıktır.

Özellikle okul çağındaki çocukların yanlarında su bulundurması yararlı olabilir.

Gün içerisinde düzenli içilen su mesanenin normal dolup boşalmasına yardımcı olur.

Gece alt ıslatma problemi bulunan çocuklarda ise toplam sıvıyı kısıtlamak yerine sıvının büyük bölümünü sabah ve öğleden sonra tüketmek, yatmaya yakın saatlerde aşırı sıvı almamak tercih edilebilir.

İdrarı uzun süre tutmak beslenme kadar önemli midir?

Kesinlikle.

Çocuğa yeterli su vermek tek başına sağlıklı mesane alışkanlığı oluşturmaz.

Çocuk su içiyor ama okulda tuvalete gitmediği için idrarını altı-yedi saat tutuyorsa yine mesane sorunları ortaya çıkabilir.

Çocukların gündüz yaklaşık 2-3 saatte bir tuvalete gitmesi ve idrarını son ana kadar bekletmemesi önerilebilir.

İdrarı uzun süre tutma alışkanlığı:

  • Ani sıkışma
  • Gündüz kaçırma
  • Mesane boşaltma sorunları
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları

ile ilişkili olabilir.

Sağlıklı ürolojik alışkanlık, yeterli su ile düzenli tuvalet düzenini birlikte gerektirir.

Çok tuzlu beslenmek çocuklarda böbrek taşı riskini artırır mı?

Evet.

Aşırı sodyum tüketimi idrarla kalsiyum atılımını artırabilir ve özellikle kalsiyum içeren taşların oluşum riskine katkıda bulunabilir.

Çocukların önemli sodyum kaynaklarından biri yalnızca sofraya eklenen tuz değildir.

Cipsler, hazır çorbalar, işlenmiş et ürünleri, fast food, paketli soslar ve birçok hazır gıda yüksek miktarda sodyum içerebilir.

Bu nedenle taş hastalığı bulunan bir çocukta yalnızca “Tuzluğu masadan kaldırın” demek yeterli olmayabilir.

Paketli gıdaların etiketlerine de bakmak gerekir.

Cips ve paketli atıştırmalıklar neden sorun olabilir?

Birçok paketli atıştırmalık aynı anda birkaç olumsuz özelliği taşıyabilir.

Lif oranı düşük olabilir.

Tuz içeriği yüksek olabilir.

Çocuğun su yerine şekerli içeceklere yönelmesine neden olabilir.

Asıl problem tek seferde bir paket cips yenmesi değildir. Bu ürünlerin çocuğun günlük temel beslenmesi haline gelmesidir.

Meyve, sebze ve lifli gıdaların yerini sürekli işlenmiş gıdalar aldığında kabızlık riski artabilir. Yüksek sodyum tüketimi ise özellikle taş yatkınlığı bulunan çocuklarda önem kazanır.

Çok fazla hayvansal protein taş yapar mı?

Bazı taş türlerinde aşırı hayvansal protein tüketimi risk oluşturabilir.

Özellikle daha önce böbrek taşı geçirmiş çocuklarda taşın türü ve metabolik incelemelerin sonucu beslenme planını belirler.

Ancak burada bir başka hataya düşmemek gerekir.

Büyüme çağındaki bir çocuğun proteinini gelişigüzel kısıtlamak doğru değildir.

Çocuğun büyümesi için yeterli protein alması gerekir.

Taş hastalığında beslenme düzenlemesi gerekiyorsa bu karar çocuğun yaşı, taş tipi ve metabolik sonuçları dikkate alınarak verilmelidir.

Böbrek taşı olan çocuğun süt ve yoğurdu kesilmeli mi?

Genellikle hayır.

Kalsiyum taşı saptandığında ailelerin ilk tepkilerinden biri süt ve süt ürünlerini kesmek olabiliyor.

Oysa çocuklarda büyüme ve kemik sağlığı için yeterli besinsel kalsiyum gereklidir. Gereksiz kalsiyum kısıtlaması doğru değildir ve bazı taş tiplerinde istenen sonucu da vermeyebilir.

Beslenme değişiklikleri taşın içeriğine ve çocuğun metabolik değerlendirmesine göre planlanmalıdır.

“Taş kalsiyumdan oluşmuş, kalsiyumu tamamen keselim” yaklaşımı çocuklar için uygun değildir.

Liften zengin beslenme neden önemlidir?

Lif sağlıklı bağırsak düzeninin temel parçalarından biridir.

Sebzeler, meyveler, baklagiller ve tam tahıllı ürünler çocuğun günlük lif alımına katkıda bulunur.

Lifin yeterli sıvıyla birlikte alınması dışkının daha rahat ilerlemesine yardımcı olur.

Bu da çocuk ürolojisi açısından dolaylı ama önemli bir yarar sağlar: Kabızlığın azalması mesane üzerindeki olumsuz etkilerin de azalmasına yardımcı olabilir.

Bu nedenle gündüz idrar kaçıran veya sıkışma yaşayan bir çocuğun beslenmesinde bağırsak düzenini mutlaka sorguluyoruz.

Meyve suyu suyun yerini tutar mı?

Meyvenin kendisi ile meyve suyu aynı şey değildir.

Meyvenin kendisinde lif bulunurken meyve suyunda lif miktarı çok daha düşüktür ve kısa sürede yüksek miktarda şeker alınabilir.

Bu nedenle çocukların günlük sıvı ihtiyacını meyve suyuyla karşılaması uygun değildir.

Sade su temel içecek olmalıdır.

Çocuk meyve tüketecekse çoğu zaman meyvenin kendisini yemek hem lif hem tokluk açısından daha iyi bir seçenektir.

İdrar yolu enfeksiyonunu yalnızca beslenmeyle önleyebilir miyiz?

Hayır.

İdrar yolu enfeksiyonlarının temel nedeni çoğunlukla bakterilerdir. Beslenme tek başına enfeksiyon oluşturmaz veya tamamen engellemez.

Ancak bazı yaşam alışkanlıkları enfeksiyon riskini etkileyebilir.

Kabızlık, idrarı uzun süre tutma ve mesanenin tam boşalamaması tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilidir.

Dolayısıyla yeterli sıvı tüketimi, kabızlığın önlenmesi ve düzenli işeme sağlıklı üriner sistem alışkanlıklarının parçalarıdır.

Ancak ateşli veya tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarında yalnızca su tüketimini artırmakla yetinilmemelidir.

Altta yatan neden araştırılmalıdır.

Çocuğun beslenmesinde pratik olarak nelere dikkat edilmeli?

Ürolojik sağlık açısından çok karmaşık bir diyet uygulamaya gerek yoktur.

Temel hedef sürdürülebilir günlük alışkanlıklardır.

Su, çocuğun temel içeceği olmalıdır.

Sebze, meyve, baklagil ve tam tahıllar düzenli olarak beslenmede yer almalıdır.

Şekerli ve gazlı içecekler günlük su tüketiminin yerini almamalıdır.

Kafeinli içecekler özellikle küçük çocuklarda sınırlandırılmalıdır.

Aşırı tuzlu ve yoğun işlenmiş ürünler günlük beslenmenin temelini oluşturmamalıdır.

Çocuk gün boyunca düzenli su içmeli ve idrarını saatlerce tutmamalıdır.

Bu düzen özellikle kabızlık, işeme bozukluğu veya taş öyküsü bulunan çocuklarda daha fazla önem kazanır.

Çok sık idrara çıkan çocukta sıvıyı azaltmak gerekir mi?

Her zaman değil.

Bu sık yapılan hatalardan biridir.

Çocuk sık idrara çıktığı için suyu ciddi şekilde azaltmak idrarın yoğunlaşmasına ve kabızlığın artmasına neden olabilir.

Önce çocuğun neden sık idrara çıktığı anlaşılmalıdır.

Aşırı aktif mesane olabilir.

Çok fazla kafein tüketiyor olabilir.

Diyabet nedeniyle gerçekten fazla idrar üretiyor olabilir.

İdrar yolu enfeksiyonu bulunabilir.

Ya da çocuk sürekli küçük miktarlarda idrar yapıyor olabilir.

Tedavi nedene göre planlanmalıdır.

Hangi belirtilerde beslenme düzenlemesiyle yetinmemeli?

Bazı belirtiler tıbbi değerlendirme gerektirir.

Çocukta:

  • İdrar yaparken yanma
  • Ateş
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu
  • İdrarda kan
  • Böğür veya bel ağrısı
  • Gündüz düzenli idrar kaçırma
  • Çok zayıf idrar akımı
  • Aşırı susama ve çok fazla idrar yapma
  • Tekrarlayan böbrek taşı
  • Uzun süren ciddi kabızlık

varsa yalnızca beslenmeyi değiştirmek yeterli olmayabilir.

Özellikle aşırı susama ve çok miktarda idrar yapma diyabet açısından değerlendirilmesi gereken bir bulgudur.

Sağlıklı üriner sistem için en basit alışkanlık nedir?

Çocuğun yaşına ve aktivitesine uygun şekilde yeterli su içmesi, idrarını uzun süre tutmaması ve bağırsak düzeninin sağlıklı olması temel yaklaşımdır.

Burada amaç çocuğu litrelerce su içmeye zorlamak değildir.

İdrarın gün boyunca sürekli çok koyu olmadığı, çocuğun düzenli aralıklarla rahat şekilde idrar yaptığı ve kabızlığın bulunmadığı bir düzen hedeflenebilir.

Beslenmede de tek bir ürünü yasaklamak yerine genel alışkanlığı düzeltmek daha etkilidir.

Bir çocuk zaman zaman çikolata veya cips yiyebilir. Sorun bunların suyun, lifli besinlerin ve dengeli öğünlerin yerini almaya başlamasıdır.

Çocuk ürolojisi açısından iyi beslenme, iyi mesane ve bağırsak alışkanlıklarıyla birlikte düşünülmelidir.

Ankara’da çocuklarda işeme bozukluğu, gündüz idrar kaçırma, kabızlıkla ilişkili mesane sorunları, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşı değerlendirmesi Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün tarafından yapılmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuklarda su yerine kola içmek zararlı mı?

Kola ve benzeri şekerli-kafeinli içecekler günlük su tüketiminin yerini almamalıdır. Kafein ve gazlı içecekler bazı çocuklarda sıkışma ve sık idrara çıkma şikâyetlerini artırabilir.

Az su içmek böbrek taşı yapar mı?

Yetersiz sıvı tüketimi idrar miktarını azaltıp idrarı yoğunlaştırarak taş oluşum riskini artırabilir. Özellikle taş öyküsü bulunan çocuklarda yeterli su tüketimi önemlidir.

Kabızlık idrar kaçırmaya neden olabilir mi?

Evet. Kabızlık mesanenin dolma ve boşalma fonksiyonlarını etkileyebilir ve gündüz kaçırma, sıkışma ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarıyla birlikte görülebilir.

Şeker yemek sık idrara çıkma yapar mı?

Tek başına şeker tüketimi sağlıklı bir çocukta mutlaka sık idrar yapma nedeni değildir. Sürekli aşırı susama ve çok miktarda idrar yapma varsa kan şekeri yüksekliği ve diyabet gibi nedenler değerlendirilmelidir.

Çocuklar ne sıklıkla tuvalete gitmeli?

Yaşa ve sıvı tüketimine göre değişmekle birlikte gündüz yaklaşık 2-3 saatte bir idrar yapmak sağlıklı bir alışkanlık olabilir. Çocuğun idrarını uzun süre tutmaması önemlidir.

İletişim

Prof. Dr. Yüksel Cem Aygün
Kızılırmak Mah. 1450. Sk. No:1/43 Ankara Ticaret Merkezi B Blok Çankaya/Ankara
0312 285 80 32
info@yukselcemaygun.com

Benzer içerikler: